Türkistan’da arazi bozulmasını, biyolojik çeşitlilik kaybını ve sürdürülebilir su ve arazi yönetimini yavaşlatmak için bölgesel bir program başlatıldı. Program, insan ve iklim değişikliğinin baskısı altındaki büyük nehir havzalarının yanı sıra meraları, çölleri, bozkırları ve dağlık alanları kapsayacak.
Ortak çevresel sorunları ele alman “Su ve Toprak Bağlantısının Bağlamsallaştırılması” (CAWLN) adlı bu proje, hükümetlerin su tükenmesini ve arazi bozulmasını yavaşlatmalarına, bölgedeki su güvenliğini iyileştirmelerine ve kaynakları sürdürülebilir bir şekilde yönetmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. 25 Kasım’da Semerkant’ta düzenlenen 20. CITES Sözleşmesi Taraflar Konferansı (CoP-20) kapsamında başlatılan program, CITES Sözleşmesi’nin 20. Taraflar Konferansı’nın (CoP-20) oturumunda başlatıldı.
Program, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından, her Türkistan ülkesinin çevre düzenleyici kurumuyla iş birliği içinde yürütülmektedir. Projenin bağışçısı ise Küresel Çevre Fonu’dur (GEF).
Sürec, toplamda yedi projeden oluşuyor: Tüm ülkeleri kapsayan üç bölgesel proje ve her ülkeyi kapsayan dört ulusal proje.
Yedi bölgesel ve ulusal projenin toplam bütçesi 26 milyon ABD dolarıdır.
Bölgesel projeler, Amuderya, Siriderya, Zarafşan, Panj ve Naryn nehir havzalarının yanı sıra önemli insan kaynaklı ve iklimsel baskıların yaşandığı çöl, bozkır, dağ ve mera alanlarını kapsamaktadır.
FAO Özbekistan Direktör Yardımcısı Şerzod Umarov’un da belirttiği gibi, bölgedeki arazilerin neredeyse yarısı halihazırda bozulmuş durumda. Yıllık ekonomik kayıpların 6 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ve biyolojik çeşitlilik her yıl %5 azalıyor. İklim değişikliği, su kıtlığı ve sürdürülemez arazi yönetimi uygulamaları da bu baskıyı artırıyor.
Rasyonel arazi kullanımı (kaynak tasarrufu sağlayan tarım, rotasyonel otlatma ve orman restorasyonu) orta ve uzun vadede insanlara ve ülkelere sürdürülebilir ekonomik faydalar sağlayacaktır.


Yorum yazabilirsiniz