Kızılorda’da düzenlenen V. Ulusal Kurultay’da Cumhurbaşkanı Kasım-Cömert Tokayev’in tek meclisli parlamentonun “Kurultay” olarak adlandırılması yönündeki önerisi, Kazakistan’da yasama organının yalnızca yapısal değil, aynı zamanda tarihsel ve sembolik bir dönüşümüne işaret etmektedir. Bu girişim, modern devlet kurumlarının yerel ve tarihsel köklerle yeniden tanımlanması arayışının bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Tarihsel açıdan Kurultay, Cengiz Han döneminden başlayarak Türk ve bozkır devletlerinde halk iradesinin ve kolektif karar alma mekanizmasının temel kurumu olmuştur. Kurultaylar han seçimi, savaş ve barış kararları, yasaların kabulü gibi devletin kaderini belirleyen konularda işlev görmüş; biyler, beyler ve toplumun saygın temsilcileri aracılığıyla halkın sesi yönetime taşınmıştır. Bu yönüyle Kurultay, göçebe uygarlıklara özgü bir “bozkır demokrasisi” modelinin kurumsal ifadesi olarak kabul edilmektedir.
Uzmanlara göre, Kurultay kavramının yeniden siyasi terminolojiye dâhil edilmesi, Batı menşeli “parlamento” kavramı yerine Kazak devlet geleneğinin tarihsel sürekliliğini vurgulayan yerli bir anlayışın öne çıkarılması anlamına gelmektedir. Ancak bu dönüşümün sembolik düzeyde kalmaması, Kurultay’ın gerçekten halk iradesini yansıtan, temsil gücü yüksek ve katılımcı bir mekanizma olarak yapılandırılmasına bağlıdır.
Sonuç olarak, Kurultay adının yasama organı için yeniden benimsenmesi, Kazakistan’ın modernleşme sürecinde kendi tarihsel hafızasına ve siyasi mirasına yaslanan özgün bir devlet modeli oluşturma çabasını yansıtmaktadır. Bu adımın başarısı ise, Kurultay’ın geçmişteki kapsayıcı ve adalet temelli işlevlerini günümüz koşullarında ne ölçüde sürdürebileceğiyle doğrudan ilişkilidir.


Yorum yazabilirsiniz