Özbekistan Cumhuriyeti ile Kırgızistan Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, Türkistan’ın tümünün sürdürülebilirliği ve kalkınması için kilit faktörlerden biri olmaya devam etmektedir. Ortak tarihsel kader, halkların kültürel yakınlığı, güçlü ekonomik bağlar ve coğrafi karşılıklı bağımlılık, karmaşık ve çelişkili bir etkileşim sürecinden, stratejik ortaklık ve sürdürülebilir bölgesel iş birliğine doğru ilerlemeyi sağlamıştır.
Diplomatik İlişkilerin Başlangıcı ve Hukuki Temellerin Atılması
İki devlet arasındaki diplomatik ilişkiler 16 Şubat 1993 tarihinde kurulmuş ve bu, ikili anlaşmaların temellerinin atılmasını, elçiliklerin açılmasını ve sistematik bir siyasi diyalog kurulmasını simgelemiştir. Bu süreçteki temel belgelerden biri, 24 Aralık 1996 tarihinde imzalanan “Ebedi Dostluk Anlaşması”dır. Bu anlaşma, komşuluk, karşılıklı egemenliğe saygı, toprak bütünlüğüne bağlılık ve tüm alanlarda iş birliğini geliştirme ilkelerini pekiştirmiştir.
Bölgesel İş Birliği ve Güvenlik: Siyasi İttifaklar ve Bölgesel Yapılar
21.yüzyılın başlarına kadar, ülkeler siyasal, ekonomik, kültürel ve insani alanları kapsayan 200’ün üzerinde anlaşma imzalamıştır. Bu dönemde, etkileşim daha çok pragmatik bir nitelik taşımış ve özellikle Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi bölgesel yapılar çerçevesinde sürdürülmüştür. Bu çerçevede, her iki ülke de bölgesel güvenliği pekiştirme, uluslararası suçlarla mücadele, aşırılık ve diğer istikrar tehditlerine karşı iş birliği yapma çağrısında bulunmuşlardır.
2016 Sonrası Dönüşüm: Dış Politika ve Yeni Yaklaşımlar
İlişkilerdeki kalıcı dönüşüm 2016 yılından sonra gerçekleşmiştir; Özbekistan dış politikasını yoğunlaştırmış ve komşu ülkelerle ilişkilerini önceliklendirmiştir. 2017 yılının Eylül ayında Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, Bişkek’e resmi bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Ziyaretin ardından, iş birliğine dair bir dizi anlaşma imzalanmış ve devlet sınırının demarkasyonuna yönelik belgeler kabul edilmiştir. Bu, önemli bir sınır bölgesindeki anlaşmazlıkların çözülmesine ve sınır bölgelerindeki gerginliğin azaltılmasına olanak sağlamıştır.
Sınır Sorununun Çözülmesi: Diplomatik Başarı ve Yeni İş Birliği Fırsatları
Sonraki yıllarda sınır görüşmeleri devam etmiştir. 2022 yılında, taraflar nihai sınır demarkasyon protokolünü imzalayarak yıllarca süren müzakereleri tamamlamışlardır. Sınır sorununun çözülmesi, en önemli diplomatik başarı olarak kabul edilmekte ve ekonomik, altyapı ve insani alanlarda iş birliğini derinleştirme fırsatları yaratmaktadır.
Ekonomik İş Birliği: Ticaret ve Sanayi Projelerindeki İlerlemeler
Ekonomik etkileşim, bu süreçle birlikte özellikle dinamik bir şekilde gelişmiştir. 2016 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 200 milyon doların altındayken, 2023 yılı itibarıyla 1 milyar doları geçmiştir. Özbekistan İstatistik Ajansı’nın verilerine göre, 2024 yılında ikili ticaret hacmi 846,4 milyon dolar olarak gerçekleşmiş, bunun 513,3 milyon doları Özbekistan’ın ihracatını, 333,1 milyon doları ise ithalatını oluşturmaktadır. Özbekistan, Kırgızistan için en büyük ticaret ortaklarından biri haline gelmiş olup, Kırgız tarafı, Özbek pazarını tarım ürünleri, tekstil ve sanayi hammaddeleri ihracatı açısından önemli bir yön olarak görmektedir.
Sanayi ve Üretim İş Birlikleri: Ortak Yatırımlar ve Endüstriyel Entegrasyon
Sanayi iş birliği de önemli bir yer tutmaktadır. Ortak projeler, makine mühendisliği, hafif sanayi ve tarım ürünleri işleme sektörlerinde gerçekleştirilmektedir. “Tulpar Motors” adlı otomobil montaj tesisinin kurulması, UzAuto ve Kırgız ortaklarının katkılarıyla önemli bir örnektir. Bu projeye yaklaşık 50 milyon dolar yatırım yapılmış olup, otomobil, kamyon ve otobüs üretimi yapılmaktadır. Ayrıca, Kara-Balta’da kurulan “Zilan Eversun Tekstil” tesisi, polyester ve elastan kumaş üretimi yapmaktadır. Tesiste günlük 70 ton trikolar üretilmekte ve ürünlerin büyük bir kısmı bölge ülkelerine ihraç edilmektedir. Bu proje, Özbek-Kırgız Kalkınma Fonu kaynaklarının etkin bir şekilde kullanıldığının ve sanayi entegrasyonunun potansiyelinin bir örneğidir.
Enerji İş Birliği: Karşılıklı Faydalar ve Bölgede Enerji Güvenliği
İki ülke arasındaki enerji iş birliği de özel bir öneme sahiptir. Kırgızistan, önemli bir hidroenerji potansiyeline sahipken, Özbekistan, mevsimsel enerji kaynakları ihtiyacı duymaktadır. Taraflar, yazın Kırgızistan’ın elektrik ihracatı yapacağı, kışın ise yakıt ve gaz alacağı bir karşılıklı değişim modeli geliştirmişlerdir. Bu sistem, her iki ülkenin enerji sistemlerinin dayanıklılığını artırmakta ve kaynak kıtlığı risklerini azaltmaktadır.
Ulaşım ve Altyapı Projeleri: Bölgesel Bağlantılar ve Yatırım Potansiyeli
Ulaşım entegrasyonu da iş birliğinin kilit bir yönü olmaya başlamıştır. 2000’li yılların başından bu yana tartışılan Çin-Kırgızistan-Özbekistan demir yolu projesi, son yıllarda yeni bir ivme kazanmıştır. Bu projenin hayata geçmesi, bölgeyi Doğu Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında önemli bir ulaşım köprüsüne dönüştürebilir, yük taşıma sürelerini önemli ölçüde kısaltabilir ve bölgenin yatırım cazibesini artırabilir.
İnsani İş Birliği: Eğitim, Kültürel Değişim ve Turizm
İnsani iş birliği de sürdürülebilir bir dinamizm sergilemektedir. Ülkeler arasında neredeyse 300 karşılıklı ve kurumlar arası anlaşma bulunmaktadır. Özbekistan, her yıl Kırgız öğrencilere üniversitelerde eğitim almak için kontenjanlar sağlamaktadır, ortak bilimsel projeler ve uzman yetiştirme programları uygulanmaktadır ve kültürel değişimler yapılmaktadır. 2023 yılı itibarıyla, her iki ülke vatandaşları sınırları ID kartları ile geçebilmektedir, bu da turist seyahatlerini önemli ölçüde kolaylaştırmıştır. 2024 yılı itibarıyla, her iki taraftan gelen turist sayısı 3 milyona yaklaşmıştır ve yeni sınır geçiş noktalarının açılması ve hava ulaşımının genişletilmesi, karşılıklı turistik akışı daha da artırması beklenmektedir.
Stratejik Ortaklık ve Bölgesel Entegrasyonun Geleceği
Sonuç olarak, Özbekistan ve Kırgızistan arasındaki ilişkiler, temkinli bir etkileşimden tam anlamıyla stratejik bir ortaklığa dönüşmüştür. Sınır sorunlarının çözülmesi, ekonomik bağların artması, ortak enerji ve altyapı projeleri, ve güçlü insani iş birliği, bölgesel entegrasyonun sağlam bir modelinin oluştuğunu göstermektedir. Bu model, Türkistan’ın istikrarını pekiştirmekte ve tüm bölgenin uzun vadeli kalkınması için koşullar yaratmaktadır.


Yorum yazabilirsiniz