Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri arasında ulaşım ve turizm odaklı iş birliği girişimleri giderek daha fazla önem kazanırken, demiryolu taşımacılığı bu sürecin en stratejik alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Bölgesel bağlantıları güçlendirmeyi hedefleyen yeni projeler, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel etkileşimi de artırma potansiyeli taşıyor. Bu kapsamda Rus Demiryolları (RJD), Türkmenistan’ın sahip olduğu tarihi ve coğrafi avantajların turistik demiryolu rotaları açısından önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekti.
Şirketin birinci genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu başkan yardımcısı Sergey Pavlov, gazetecilere yaptığı değerlendirmede, Türkmenistan’ın tarihi ve coğrafi konumunun bu alanda benzersiz fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Pavlov, Türkmenistan’ın yalnızca bir ulaşım noktası değil, aynı zamanda tarih boyunca Doğu ile Batı’yı, Kuzey ile Güney’i birbirine bağlayan stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Bu yönüyle ülkenin, turistik tren rotaları açısından yüksek bir çekim gücüne sahip olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Mevcut imkanlar ve Türkmenistan’ın gelişim süreci dikkate alındığında, burada bulunan tarihsel ve kültürel miras çok güçlü bir potansiyel oluşturuyor. Bu potansiyeli birlikte en verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.”
Bölgesel İş Birliği ve Demiryolu Diplomasisi
Toplantı, 13–14 Mayıs tarihlerinde Aşkabat’ta düzenlendi. Bir önceki oturumun Bakü’de gerçekleştirildiği hatırlatıldı.
Etkinlik, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri arasında demiryolu taşımacılığı, lojistik ağlar ve turizm odaklı hatların geliştirilmesi açısından önemli bir platform olarak değerlendiriliyor.
Türkmenistan’ın Artan Uluslararası Rolü
Türkmenistan, 2026 yılında BDT yapıları içinde dönem başkanlığını Tacikistan’dan devralarak üstlendi. Ülke; Devlet Başkanları Konseyi, Hükümet Başkanları Konseyi, Dışişleri Bakanları Konseyi ve Ekonomik Konsey gibi önemli mekanizmalarda aktif rol oynuyor.
Uzmanlara göre, turistik demiryolu projeleri hem bölgesel entegrasyonu güçlendirme hem de Türkmenistan’ın kültürel ve tarihi mirasını uluslararası ölçekte daha görünür kılma açısından stratejik bir fırsat olarak değerlendiriliyor.


Yorum yazabilirsiniz