Aral Denizi’nin kuruması, Türkistan’ın en büyük çevre felaketlerinden biri olarak görülmeye devam ederken, bölge ülkeleri son yıllarda ortak çabalarını artırarak önemli ilerlemeler kaydetti. Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan, 1993 yılında kurulan Aral’ı Kurtarma Uluslararası Fonu (ACUF) çerçevesinde su kaynaklarının yönetimi ve çevresel projeler konusunda iş birliği yapıyor.
Nisan 2026’da Astana’da düzenlenen son toplantıda su yönetim sistemlerinin modernizasyonu ve dijital izleme mekanizmalarının geliştirilmesini içeren yeni kararlar alınırken, 26 Mart “Aral Denizi ve Amuderya ile Seyhun Nehirleri Uluslararası Günü” olarak ilan edildi. Bu adım, bölgesel farkındalığın artırılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Kazakistan, Kuzey Aral’da Kokaral Barajı sayesinde su seviyesini yükselterek balıkçılık sektörünü yeniden canlandırırken, Özbekistan Aralkum çölünde yürüttüğü 2 milyon hektarı aşan ağaçlandırma çalışmalarıyla toz fırtınalarını azaltmayı hedefliyor. Kırgızistan ve Tacikistan, su kaynaklarının doğduğu bölgelerde buzulların korunmasına odaklanırken, Türkmenistan ise su tasarrufu ve çölleşmeyle mücadele projelerini sürdürüyor.
Uzmanlar, tüm bu olumlu gelişmelere rağmen Aral krizinin henüz çözülmediğini vurguluyor. Su kıtlığı, iklim değişikliği, buzulların erimesi ve ülkeler arasındaki farklı ekonomik çıkarlar, bölgesel iş birliğinin önündeki temel zorluklar olarak öne çıkıyor. Buna rağmen Kuzey Aral’ın yeniden canlanması ve bölgesel projelerin artması, Aral’ın geleceği için umut veriyor.


Yorum yazabilirsiniz