Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’taki Mahtumkulu Milli Müzik ve Drama Tiyatrosu, Türkmen opera sanatının başyapıtlarından biri kabul edilen “Leyla ile Mecnun” operasını yeniden sanatseverlerle buluşturdu. Besteciler Danatar Övezov ve Yuli Meytus tarafından kaleme alınan eser, bu yıl 80. kuruluş yıl dönümünü kutluyor.
Türkmenistan’da düzenlenen Kültür Haftası kapsamında sahnelenen opera, ulusal halk edebiyatının en dokunaklı aşk hikâyelerinden birini etkileyici bir sahne diliyle izleyiciye sundu. Rejisörlüğünü Türkmenistan’ın Onurlu Sanatçısı Aynazar Batyrov’un üstlendiği yapımın orkestrasını Dövletmämmet Okdırov yönetti. Leyla karakterini Leyla Okdırova, Mecnun rolünü ise Kadır Esenov canlandırdı.
Beş perdeden oluşan eser, izleyiciyi Mekke’den çöllere, dağlardan Leyla’nın odasına uzanan duygusal bir yolculuğa çıkardı. Mecnun’un çile dolu yalnızlığı, Leyla’nın sevmediği biriyle evlenmemek uğruna zehir içmeyi göze aldığı dramatik sahne ve iki âşığın hüzünlü kaderi, salonda duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu.
Gösterinin sonunda seyirciler, başarılı performanslarıyla dikkat çeken sanatçıları uzun süre ayakta alkışladı.
Rejisör Aynazar Batyrov, temsilin ardından yaptığı değerlendirmede, operanın bestecilerinin hedeflediği duygu dünyasını başarıyla yansıttığını belirterek, “Eser samimi ve etkileyici bir şekilde sahnelendi. Başta solistlerimiz olmak üzere tüm ekibimize, özellikle de Mecnun rolündeki Kadır Esenov’a teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Orkestra Şefi Dövletmämmet Okdırov ise eserin Türkmen opera repertuvarındaki seçkin yerine dikkat çekerek, “Bu müzik yalnızca sanatsal değeriyle değil, aynı zamanda Türkmen kültürünü ve etnografik zenginliğini yansıtmasıyla da eşsizdir.” dedi.
Okdırov, çocukluk yıllarında kız kardeşi Leyla ile birlikte eğitim aldığı ünlü müzik pedagogu Roza Turayeva’nın en büyük hayallerinden birinin bu operayı kendi öğrencilerinin sahnelemesi olduğunu anlatarak, “Hocamız bugün aramızda değil ancak onun hayali bu gece gerçekleşti. Ben orkestrayı yönettim, kız kardeşim Leyla ise sahnede parladı.” sözleriyle duygularını paylaştı.
Operada Leyla karakterine hayat veren Leyla Okdırova da bu rolü üstlenmenin kendisi için büyük bir onur olduğunu belirtti. Daha önce Türkmen opera sanatının efsane isimleri Maya Kuliyeva, Medeniyet Şahberdiyeva, Roza Turayeva, Gülnar Nuriyeva ve Güzel Övezova tarafından yorumlanan rolü aynı başarıyla seslendirebilmek için büyük sorumluluk hissettiğini ifade eden sanatçı, “Prömiyer öncesinde oldukça heyecanlıydım. Sahne partnerim Kadır Esenov’un güçlü yorumu bize büyük destek verdi. Bu yapım, Türkmenistan’da opera sanatının ve vokal geleneğinin yükselişini bir kez daha ortaya koydu.” dedi.
Prömiyer gecesinde tiyatronun fuaye alanında Türkmen tiyatro sanatının gelişimini anlatan özel bir sergi de sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergide tiyatro tarihine damga vuran sanatçıların portreleri, sahne kostümleri, dekor maketleri, afişler, program kitapçıkları ve opera tarihine ışık tutan çok sayıda eser yer aldı.
Seksen yıllık geçmişine rağmen “Leyla ile Mecnun”, Aşkabat’taki yeni yorumuyla bir kez daha zamansız bir klasik olduğunu kanıtlarken, Türkmen opera sanatının güçlü geleneğini yeni kuşaklara taşımayı sürdürüyor.


Yorum yazabilirsiniz