Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) geleceği ve olası askerî yapılanmasına ilişkin tartışmalar sürerken, Hazar Stratejik Araştırmalar Enstitüsü uzmanı Aleksandr Karavayev, teşkilatın yakın vadede NATO benzeri bir askerî ittifaka dönüşmesinin beklenmediğini belirtti.
Karavayev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in geçen yıl dile getirdiği, “TDT öncelikle kültürel ve insani iş birliği platformu olarak kalmalıdır” yönündeki yaklaşımın bugün de geçerliliğini koruduğunu ifade etti. Uzman, Kazakistan’ın teşkilat içinde ekonomik kalkınma, dijital dönüşüm, ulaştırma ve kültürel iş birliği gibi alanlara öncelik verdiğini, askerî ve jeopolitik konularda ise daha temkinli bir politika izlediğini söyledi.
TDT’nin, Şanghay İşbirliği Örgütü veya Avrasya Ekonomik Birliği gibi belirli bir temel eksen üzerine kurulmuş bir yapı olmadığını belirten Karavayev, teşkilatın üyelerinin kendi önceliklerini ortak gündeme taşıdığı çok yönlü bir platform niteliği taşıdığını dile getirdi.
Uzman değerlendirmesinde, askerî-teknik iş birliği başlıklarının özellikle Türkiye ile Azerbaycan tarafından güçlü şekilde desteklendiğini, buna karşın Kazakistan ve diğer Türkistan ülkelerinin bu alanda daha dengeli bir yaklaşım sergilediğini kaydetti.
Karavayev’e göre Astana yönetimi, TDT bünyesinde dijital devlet uygulamaları, yapay zekâ teknolojileri ve kamu yönetiminde dijitalleşme gibi alanlarda öncü rol üstlenmeyi hedefliyor. Kazakistan’ın uluslararası platformlarda gündeme getirdiği dijital çözümler ve teknoloji merkezleri önerilerinin daha sonra TDT çatısı altında da değerlendirilmesi bu stratejinin bir parçası olarak görülüyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin TDT içindeki statüsüne de değinen Karavayev, Kazakistan’ın gözlemci statüsünü desteklemekle birlikte tam üyelik konusunda Türkiye ve Azerbaycan kadar istekli görünmediğini ifade etti. Bu yaklaşımın, Astana’nın bölgesel dengeleri gözeten dış politika anlayışının bir yansıması olduğu değerlendiriliyor.
TDT’nin ilerleyen yıllarda askerî bir yapıya dönüşme ihtimalini tamamen dışlamayan Karavayev, bunun ancak bölgesel güvenlik şartlarının köklü biçimde değişmesi ve tüm üye ülkelerin ortak siyasi irade ortaya koyması halinde mümkün olabileceğini söyledi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ortak askerî tatbikat önerisini hatırlatan uzman, bu tür faaliyetlerin tek başına bir askerî ittifak anlamına gelmeyeceğini, daha çok koordinasyon ve birlikte çalışabilirlik kapasitesini geliştirmeye yönelik adımlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Karavayev, Kazakistan’ın savunma sanayisini geliştirirken yalnızca Türkiye ile değil, Güney Afrika, ABD ve Avrupa ülkeleriyle de teknoloji ortaklıkları yürüttüğünü ifade etti. Türkiye ile ortak kurulan “Kazakistan ASELSAN Engineering” şirketinin ise elektro-optik sistemler ve gece görüş teknolojileri üretiminde önemli rol üstlendiğini söyledi.
Uzman, uluslararası güvenlik ortamındaki gelişmelerin TDT içerisinde güvenlik iş birliği ihtiyacını artırabileceğini ancak olası bir askerî yapılanmanın Rusya ve Çin’in bölgesel hassasiyetleri dikkate alınmadan şekillenmesinin gerçekçi olmadığını vurguladı.
Karavayev, TDT üyelerinin bugüne kadar ortak askerî operasyon yürütmediğine dikkat çekerek, gerçek bir askerî ittifakın ancak ortak tehditlere karşı birlikte hareket etme iradesiyle ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Uzmanın değerlendirmesine göre Türk Devletleri Teşkilatı, yakın gelecekte ekonomi, ulaştırma, dijitalleşme, eğitim ve kültürel iş birliği alanlarında faaliyetlerini yoğunlaştırmayı sürdürecek. Askerî entegrasyon ise mevcut koşullarda teşkilatın öncelikli gündem maddeleri arasında yer almıyor.


Yorum yazabilirsiniz