Karabağ’ın simgelerinden biri olan harıbülbül çiçeği, bu kez Türkiye’nin Iğdır kentinde düzenlenen özel bir el sanatları sergisine ilham verdi. Azerbaycan ile Türkiye’nin ortak kültürel değerlerini yansıtan “Harıbülbül” dekoratif sanatlar ve el işleri sergi-panayırında, geleneksel motiflerle hazırlanan çok sayıda eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Iğdır Valiliğinin desteğiyle gerçekleştirilen iki günlük serginin ana temasını Karabağ’ın sembolü olan harıbülbül çiçeği oluşturuyor.

Iğdır Halk Eğitim Merkezi ustalarının hazırladığı çok sayıda el emeği ürün, kentin sakinleri ve ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Sergide, bebeklerden yalnızca Azerbaycan için değil tüm Türk dünyası açısından özel anlam taşıyan harıbülbül motifli broşlara, anahtarlıklara, magnetlere, çantalara, şallara ve takı ürünlerine kadar geniş bir ürün yelpazesi yer alıyor.

Etkinliğin amacı, Iğdır’da geleneksel el sanatlarını yaşatmanın yanı sıra harıbülbülü Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak kültürel değerlerinden biri haline getirmek olarak açıklandı.

İki günlük sergi ve panayırın açılışına Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar ile Iğdır Halk Eğitim Merkezi faaliyetlerini destekleyen eşi Didem Taşolar katıldı.

Anadolu’da yaygın olan ve üzerlerinde harıbülbül çiçeği işlemeleri bulunan geleneksel kıyafetlerle süslenen “Iğdır bebekleri”, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

Sergiyi ziyaret edenler arasında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nden çok sayıda ziyaretçi de yer aldı.

Iğdır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Zehra Arat, harıbülbülü “özgürlük ve vatan sevgisinin sembolü” olarak nitelendirdi.

Arat, “44 günlük Vatan Savaşı’ndaki zaferin ardından harıbülbül çiçeği, Türkiye’de yaşayanlar için de önemli bir sembole dönüştü. Bu çiçeğin görüntüsü bize şehitlerin kahramanlığını hatırlatıyor ve zafer sevincini yeniden yaşatıyor. Harıbülbül benim için vatanseverliğin, gücün ve bağımsızlığın sembolüdür ve Iğdır halkının kültürünün bir parçası haline gelmiştir.” dedi.

Serginin organizatörleri ise “Bir millet, iki devlet” anlayışı doğrultusunda Azerbaycan kültürünün Türkiye’de daha geniş kitlelere tanıtılmasının önemine dikkat çekti.

Yorum yazabilirsiniz