Semerkand ve Buhara’nın tarihi mimari abideleri ile Taşkent’in modernist yapıları, ünlü moda tasarımcısı Mohamed Benchellal’a yeni koleksiyonu için ilham kaynağı oldu. Tasarımcının eserleri, Özbekistan Devlet Tarih Müzesi’nde açılan BENCHELLAL: MONUMENTAL | Sculpting Past Tomorrow (Geçmişi Yontmak, Geleceği Şekillendirmek) başlıklı sergide modaseverlerle buluşuyor.

Özbekistan Devlet Tarih Müzesi’nde kapılarını açan sergide ziyaretçileri, müze girişindeki merdivenlerde sergilenen; kıvrımları, katlamaları ve hacimli tasarımlarıyla dikkat çeken tek renkli 9 ayrı kutür elbise karşılıyor.

Hollandalı-Faslı sanatçı ve moda tasarımcısı Mohamed Benchellal, Özbek mimarisinden esinlenen bu özel koleksiyonu 2025 yılında Taşkent Çağdaş Sanat Merkezi’nde (CCA Tashkent) katıldığı sanat rezidansı programı sırasında hazırladı. Tasarımcı, moda, heykel ve mimariyi bir araya getiren projeyi ilk kez Kasım 2024’te Katar Ulusal Müzesi’nde tanıtmıştı. Daha sonra projenin bir bölümü Hong Kong’da sergilendi. Taşkent sergisi ise bu küresel projenin devamı niteliğini taşıyor.

Özbekistan’ın İki Farklı Yüzüne Aşık Oldum

Çalışmaları için Özbekistan’da birkaç ay geçiren Benchellal, ülkeye dair izlenimlerini şu sözlerle aktarıyor:

“Özbekistan’a ilk geldiğim anı çok iyi hatırlıyorum. Buraya gelirken ağırlıklı olarak tarihi eserler ve İslam mimarisi göreceğimi düşünüyordum. Ancak büyük bir sürprizle ülkenin bambaşka bir yüzünü — modernizmi — keşfettim ve bu dokuyu çok sevdim. Bu iki farklı dünya da beni büyüledi.”

Koleksiyonun ilham kaynakları arasında Semerkand’daki Tillakari Medresesi, Şah-ı Zinde Yapı Topluluğu ve Registan Meydanı; Buhara’daki Ark Kalesi, Samani Türbesi ve Kalyan Camii yer alıyor. Bunların yanı sıra Taşkent’teki Özbekistan Devlet Tarih Müzesi, Halklar Dostluğu Sarayı ve Parkent bölgesinde bulunan “Güneş” Helyo-Kompleksi gibi modernist yapılar da koleksiyonun ana hatlarını şekillendirdi. Son üç modernist yapı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Sürdürülebilir Moda ve Çizimsiz Tasarım

Benchellal, tasarımlarında binaların veya kubbelerin formlarını birebir kopyalamak yerine; onların taşıdığı yapıyı, oranları, renk paletini ve bıraktığı genel hissi kumaşa yansıtıyor. Tarihi yapılar ile modernist mimarinin yan yana duruşunun, kendi tasarım felsefesindeki “birbirini tamamlayan zıtlıklar” anlayışıyla örtüştüğünü vurgulayan modelist, elbiseler ile onlara ilham veren mimari yapıları eşleştiren özel bir fotoğraf sergisine de ayrı bir pavilyonda yer veriyor.

Koleksiyonun en dikkat çeken yönlerinden biri ise kullanılan malzemeler. Benchellal, kıyafetleri yerel pazarlardan ve döşemelik kumaş satan dükkanlardan elde edilen atıl, parça ve elde kalmış (deadstock) kumaşlardan üretti. Bu tür kumaşların devamı bulunmadığı için koleksiyondaki her bir parça dünyada tek (unik) olma özelliği taşıyor.

Tasarımcı, çalışmalarında önceden çizim (eskiz) yapmıyor; kumaşı doğrudan cansız manken üzerinde şekillendirip giysinin formunu vücut etrafında adım adım inşa ediyor.

7 Kıta Projesi ve Sonraki Durak

Özbekistan’ın kendisinde çok özel bir yer edindiğini belirten Benchellal, projesini uluslararası bir boyuta taşımayı hedefliyor. Tasarımcı, 7 kıtanın her birinde yerel mimari ve kültürden ilham alan özel koleksiyonlar oluşturmayı planlıyor. Bu küresel yolculuğun bir sonraki durağı ise 2027 yılında Meksika olacak.

Özbekistan Devlet Tarih Müzesi’ndeki sergi 8 Kasım’a kadar ziyarete açık kalacak. Sergiyi ziyaret etmek ücretsizdir.

Yorum yazabilirsiniz