İçerişehir’in tarihi ve mimari mirasına yeni ve önemli bir kültürel mekân eklendi. 14. yüzyılda, 1375 yılında inşa edilen ülke çapında öneme sahip mimari anıt Gazi Fazlullah ibn Osman Camii’nde —halk arasında “Çin Camii” olarak bilinen bu tarihi mekânda— Azerbaycan’ın ilk “Çaydanlık Hazinesi Müzesi” faaliyet göstermeye başladı.

Müze, dünya çay kültürünün zenginliğini, farklı halkların yaşam ve sanat geleneklerini bünyesinde barındıran nadir koleksiyonu ilk kez sistemli bir sergi şeklinde kamuoyuna sunuyor.

Müzenin açılış töreninde “İçerişehir” Devlet Tarih-Mimarlık Koruma Alanı İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Rüfat Mahmud ile mimar ve akademisyen Prof. Dr. Elçin Aliyev birer konuşma yaparak yeni kültür merkezinin önemine değindiler. Müzede genel olarak 219 eserin —ağırlıklı olarak 20. ve 21. yüzyıllara ait Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, Rusya, Çin, Japonya ve diğer ülkelerde üretilmiş porselen, kil, döküm demir ve cam çaydanlıkların— sergilendiği belirtildi. Koleksiyonda klasik formların yanı sıra barok, rokoko, klasisizm ve ampir üsluplarının etkileri ile “Meissen”, “Limoges”, “Wedgwood” ve “Royal Albert” gibi dünyaca ünlü markaların örnekleri yer alıyor.

Projenin en belirgin özelliklerinden biri, dünya çay kültürünün Azerbaycan’ın köklü misafirperverlik gelenekleriyle bütünleşmesidir. Azerbaycan çay sofrasının vazgeçilmez simgeleri olan semaver ve “armudi” (ince belli) bardağın yanı sıra sergide, tarihi Şeki bölgesinde gün yüzüne çıkarılan 3400 yıllık kilden yapılma semaver de özel bir yere sahip. Bu eser; kekik, nane ve çeşitli baharatlarla hazırlanan çay demleme kültürümüzün son derece köklü geçmişini gözler önüne seriyor.

“Çaydanlık Hazinesi Müzesi”, sıradan bir ev eşyasının tarih, sanat ve kültürel hafıza taşıyıcısına dönüştüğü yolculuğu gözler önüne sermekle kalmıyor; aynı zamanda başkent sakinleri ve ziyaretçiler için Çin’den Avrupa’ya uzanan geniş bir kültür coğrafyasını keşfetme imkânı sunan yeni ve cazip bir mekân olma niteliği taşıyor.

Yorum yazabilirsiniz