Belçika’nın başkenti Brüksel’de, büyük şair ve düşünür Ali Şir Nevai’nin doğumunun 585. yıl dönümüne ithaf edilen edebî ve kültürel bir etkinlik düzenlendi. Etkinliğe Benelüks ülkelerindeki diplomatik misyonların temsilcileri, akademik ve edebî çevreler, yerel medya mensupları ile bu ülkelerde yaşayan soydaşlar katıldı.
Toplantı sırasında Nevai’nin eserlerinin, Türkistan ülkeleri, Türk dünyası ve Avrupa arasındaki kültürel ve devletlerarası ilişkilerin güçlendirilmesindeki önemi özellikle vurgulandı. Ayrıca onun dünya edebiyatına yaptığı büyük katkılar ve zengin manevi mirasının daha geniş kitlelere tanıtılmasının gerekliliği dile getirildi.
Katılımcılara, Özbekistan Hükümeti tarafından büyük şairin mirasının araştırılması ve tanıtılması amacıyla yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Etkinlik kapsamında Ali Şir Nevai’nin şiirlerinden örnekler okundu.
Etkinlik, ev sahibi ülkenin edebiyat çevreleri ve davetliler arasında büyük ilgi gördü. Türk dilleri, Türk ülkelerinin edebiyatı ve kültürü üzerine uzman olan Belçikalı araştırmacı Pierre Bastien, verdiği röportajda şunları söyledi:
“Türk dilleriyle yakından ilgileniyorum ve bu etkinlik benim için büyük bir ilgi kaynağı oldu. Ali Şir Nevai, Türkistan kültürü ve tüm Türk dünyası için son derece önemli bir şahsiyettir. O, modern Özbekçenin öncülü kabul edilen Türk dilinde eserler veren ilk şairlerden biridir.
Bu dilin edebî bir dil olarak şekillenmesi son derece zor bir süreçti; çünkü o dönemde bölgede şiir eserleri ağırlıklı olarak Farsça yazılıyordu. Bana göre Nevai’nin temel amacı, Türkçenin yüksek edebî eserler üretmeye muktedir bir dil olduğunu kanıtlamaktı.
Bu yönüyle Türkistan kültür tarihinde kilit figürlerden biri hâline gelmiştir. Nevai yalnızca büyük bir şair ve yazar değil, aynı zamanda seçkin bir devlet adamıydı. Kamu görevinde bulunduğu dönemde hastaneler inşa etmiş, okullar, medreseler ve çeşitli sosyal kurumlar açmıştır. Bugün Ali Şir Nevai, Özbekistan’ın ulusal sembollerinden biridir; bu son derece doğaldır. Bununla birlikte onun önemi ülke sınırlarının çok ötesine geçmekte, tüm Türk dilli halkların ortak manevi değeri olarak kabul edilmektedir.”


Yorum yazabilirsiniz