Doğu’nun büyük Türkmen şairi ve düşünürü, Türkmen klasik edebiyatının kurucusu Mahtumkulu Firaki’nin kaderi ve mirası, insanlarının kalplerinde hâlâ yankılanmakta; sanatçıları yeni yaratıcı adanışlara ilham vermeye devam etmektedir.
2024 yılında, seçkin şairin doğumunun 300. yılı vesilesiyle düzenlenen büyük çaplı kutlamalar yalnızca Türkmenistan’ı değil, ülke sınırlarının ötesini de kapsayarak geniş yankı uyandırdı. Dünya genelinde sergiler, film gösterimleri ve kültürel etkinlikler organize edildi. Bugün açıkça görülüyor ki bu yıl dönümü bir son nokta değil, düşünürün kişiliğine yönelik samimi ilginin yeni bir aşaması oldu. Onun kaderine dair kendi yorumunu, “Arzyman” adlı yeni sinema filminde yönetmen, senarist ve “Mekanfilm” stüdyosunun kurucusu Çaryyar Seyidov sunuyor.
Şu anda film çalışmaları kurgu aşamasına geçmiş durumda ve yönetmen, filmin ana fikrinin perdesini aralıyor. Bu yapım, tanınmış bir klasiğe dair anıtsal bir tablo değil; geleceğin şairinin henüz sade bir çocuk olduğu o ilk yıllara, köklere doğru duygusal bir yolculuk. Seyirci, onu köy çocukları arasında, çoban olarak meralarda, henüz çocukça ama bir o kadar da önemli ilk zorlukları aşarken görecek.
Çaryyar Seyidov için filmin yaratım süreci, köklere yapılan bir yolculukla başladı. Arşivleri inceledikten sonra yönetmen, Firaki’nin tarihî yurdu olan Balkan vilayetindeki efsanevi Gerkes köyüne gitti.
Çekimler, Küçük Balkan Dağları’nın eşsiz manzaraları arasında, her taşın büyük şairin adımlarını hatırladığı ıssız patikalarda gerçekleştirildi. Doğru kareyi yakalamak için yönetmen, güneş ışığının güçlükle sızdığı mağaralara indi. İşte bu gizemli sessizlikte, pınardan damlayan suyun ritmik sesi eşliğinde, o büyülü an yakalandı: dünyayı çocuk saflığı ve duygusallığıyla algılayan bir çocuğun, bir gün dünyayı fethedecek dizelere dönüşecek ilk sözcükleri kurmaya başlaması.
— Filmin adı olan “Arzyman”, Türkmençede “Arzulanan, Özlenen” anlamına geliyor. Aynı adı taşıyan ulusal melodi de filmin ruhu hâline geldi, — diyor Çaryyar Seyidov.
Müzik ve görsel imgeler aracılığıyla yönetmen, izleyiciyi finale taşır; burada kahraman, Gerkes’in görkemli manzaraları içinde adeta eriyerek, kendi ölümsüz sözlerinin yankısına dönüşür: “Gerçekten de Türkmen’in dili oldu.” Bu ses, yüzyıllar boyunca yankılanmaya devam ediyor.
Filmin yapımında Türkmenistan Halk Sanatçısı Ovez Gelenov, Gülnabat Abdullayeva, Mekan Cumabayev ve sahnenin diğer ustaları yer aldı. Küçük Mahtumkulu rolü ise, doğallığıyla çocukluk dehasını canlandıran okul öğrencisi Dengizhan Abdurahmanov’a emanet edildi. Filmin, Mahtumkulu Firaki’nin şiiriyle birlikte Kültür ve Sanat Emekçileri Günü olan 27 Haziran’a kadar tamamlanması planlanıyor.


Yorum yazabilirsiniz