Ekonomi Güvenlik Siyaset Türk Dünyası

Özbekistan ve Türkmenistan Arasındaki İş Birliği Tarihi: Ortak Geçmişten Stratejik Ortaklığa

Yazan Tüdev

Özbekistan ile Türkmenistan arasındaki iş birliği tarihi, ortak tarihsel köklerin, coğrafi yakınlığın ve örtüşen stratejik çıkarların kalıcı ve sürdürülebilir bir ortaklık için nasıl sağlam bir temel oluşturabileceğinin önemli bir örneğidir.

Türkistan’ın iki devleti arasındaki diplomatik ilişkiler 1993 yılında kuruldu. Bu adım, yüzyıllardır aynı kültürel ve ekonomik coğrafyada yaşayan iki halkın tarihî bağlarının doğal bir devamıydı. Ortak gelenekler, dilsel ve kültürel yakınlık, İpek Yolu dönemine uzanan ticari ilişkiler, yeni siyasi koşullarda devletlerarası diyalog için elverişli bir zemin oluşturdu. 1990’ların ortalarında diplomatik temsilcilikler açıldı, karşılıklı ziyaretler başladı ve hukuki iş birliği temelleri atıldı.

Bağımsızlığın ilk yıllarında iş birliği düzensiz ilerlese de, 1996 yılında imzalanan Dostluk, İş Birliği ve Karşılıklı Yardım Antlaşması iki ülke arasındaki ilişkilerde dönüm noktası oldu. Bu belge, egemenliğe saygı, toprak bütünlüğü ve iç işlerine karışmama ilkelerini belirleyerek gelecekteki iş birliğinin temelini oluşturdu.

2000’li yıllarda ilişkiler daha pragmatik ve sistematik bir nitelik kazandı. Hükümetler arası komisyonların çalışmaları canlandı; ticaret, ekonomi, enerji ve ulaşım alanlarında iş birliği genişledi. Sınır aşan kaynakların kullanımı ve lojistik altyapısının geliştirilmesine yönelik mekanizmalar oluşturuldu. Taraflar bu dönemde karşılıklı güven ortamı inşa etti.

2017 yılı sonrası dönem iki ülke ilişkilerinde yeni bir aşama oldu. Stratejik Ortaklık Anlaşması iş birliğini kalıcı ve uzun vadeli bir yapıya kavuşturdu. Bu tarihten itibaren Özbekistan ve Türkmenistan, ortak projelerin fiilen hayata geçirilmesine başladı. Devlet başkanları düzeyindeki temaslar sıklaştı, siyasi diyalog derinleşti, ekonomik ilişkiler ivme kazandı.

Ekonomik iş birliği, ilişkilerin temel sütunlarından biri haline geldi. 2017–2024 yılları arasında Türkmenistan’ın Özbekistan’a ihracatı 10 kat artarak yaklaşık 1,5 milyar dolara ulaştı. Türkmenistan ağırlıklı olarak petrol ürünleri ve enerji kaynakları ihraç ederken, Özbekistan sanayi malları, kimya ürünleri, gübre ve işlenmiş ürünler ihraç etmektedir. Bu yapı, iki ekonominin birbirini tamamladığını göstermektedir.

Ulaşım ve lojistik alanındaki ortak projeler de büyük önem taşımaktadır. İki ülkenin coğrafi konumu, Orta Asya’yı Orta Doğu, Kafkasya ve Avrupa’ya bağlayan transit koridorlarında stratejik bir rol oynamalarına olanak tanıyor. Bu projeler, sadece ekonomik değil, aynı zamanda bölgesel dayanışma ve istikrar açısından da stratejik değer taşımaktadır.

Siyasi diyalog da istikrarlı biçimde sürmektedir. 2017’den bu yana iki ülke liderleri 26 kez bir araya gelmiş, bu görüşmeler hem güven ortamını güçlendirmiş hem de bölgesel ve uluslararası konularda ortak yaklaşımlar geliştirilmesini sağlamıştır.

Özbekistan ve Türkmenistan, Birleşmiş Milletler, Bağımsız Devletler Topluluğu, Türk Devletleri Teşkilatı ve Aral Gölü’nü Kurtarma Uluslararası Fonu gibi çok taraflı platformlarda pozisyonlarını giderek daha fazla uyumlaştırmaktadır. Güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve çevre konularındaki ortak girişimler, bölgesel istikrarın güçlenmesine katkı sağlamaktadır.

Kültürel ve insani ilişkiler de iş birliğinin önemli bir unsurudur. Kültür günleri, festivaller, sergiler, bilimsel ve eğitimsel değişim programları iki halk arasında karşılıklı anlayış ve dostluğu pekiştirmektedir. Dilsel ve kültürel bağların korunması, ulusal kültür merkezlerinin faaliyeti ve ortak eğitim projeleri, dostane ilişkilerin gelecek nesillere aktarılmasına hizmet etmektedir.

Genel olarak, Özbekistan ile Türkmenistan arasındaki ilişkilerin tarihi, güven, tutarlılık ve karşılıklı çıkar temelinde sürdürülebilir ortaklığın mümkün olduğunu göstermektedir. Bugün taraflar arasında sağlam kurumsal ve hukuki bir zemin oluşturulmuş olup, ekonomik iş birliği, ulaşım koridorlarının geliştirilmesi, yenilikçi projelerin hayata geçirilmesi ve insani ilişkilerin güçlendirilmesi iki ülkenin ortak geleceğinin temel öncelikleri arasında yer almaktadır.

Yorum yazabilirsiniz