Türkistan’ın en eski kültürlerinden birine ışık tutan Saka mirası, bugün Almatı’da modern kentleşmenin gölgesinde varlığını sürdürmeye çalışıyor. Şehrin Bostandık ilçesinde, Rozybakiev ile Strauss caddelerinin kesişiminde yer alan ve MÖ 7. yüzyıla tarihlenen Saka kurganı, hem tarihî önemi hem de mevcut durumu nedeniyle yeniden gündemde.
Uzmanlara göre bu kurgan, erken Demir Çağı’na (MÖ VII–III. yüzyıllar) ait olup, bölgedeki Saka topluluklarının defin ritüelleri ve sosyal yapıları hakkında önemli veriler sunabilecek nitelikte. Ancak tüm bu tarihî değerine rağmen alanın bugün bakımsız durumda olması dikkat çekiyor. Çevresinin yeni konut projeleriyle sarılması, düzensiz kullanım ve çevre kirliliği, arkeolojik mirasın korunması açısından ciddi riskler doğuruyor.
Söz konusu alan, yalnızca tekil bir buluntu değil; Almatı genelinde tespit edilen 13 Saka dönemi arkeolojik alanından biri olarak daha geniş bir kültürel peyzajın parçası. Bu nedenle uzmanlar, kurganın korunmasının sadece yerel değil, bölgesel tarih açısından da önem taşıdığını vurguluyor.
Bu çerçevede ilk olarak 2018 yılında gündeme gelen “Dünya Saka Kültürü Merkezi” projesi, arkeolojik mirasın korunması ve kamuya açılması adına önemli bir adım olarak değerlendirilmişti. 2021 yılında açıklanan planlarda ise kurganların bulunduğu bölgede tematik bir arkeoloji parkı oluşturulması ve alanın açık hava müzesi olarak düzenlenmesi öngörülüyordu. Bu tür projeler, yalnızca koruma değil, aynı zamanda bilimsel araştırma ve kültürel turizm açısından da büyük önem taşıyor.
Ancak aradan geçen yıllara rağmen projenin hayata geçirilememesi, arkeolojik çevrelerde soru işaretlerine yol açmış durumda. 2023 yılında projenin ertelendiğinin açıklanmasıyla birlikte süreç belirsizliğe girerken, alan üzerindeki kentleşme baskısı artmaya devam etti.
Yetkili kurumlar, tamamen vazgeçilmiş bir durum olmadığını ifade ediyor. Almatı Mimarlık ve Şehircilik Müdürlüğü, bölgede “müze/kurgan kompleksi” kurulmasının hâlen imar planlarında yer aldığını belirtirken, Kültür Müdürlüğü ise projenin daha düşük maliyetli ve daha uygulanabilir bir versiyonu üzerinde çalışıldığını açıkladı. Bu kapsamda mevcut tasarımın sadeleştirilmesi ve projenin optimize edilmesi planlanıyor.
Arkeoloji uzmanlarına göre, bu tür alanların korunmasında en kritik unsur zaman. Gerek doğal etkenler gerekse insan kaynaklı müdahaleler, yeterli koruma sağlanmadığı takdirde geri dönülmez tahribatlara yol açabiliyor. Bu nedenle kurganın statüsünün güçlendirilmesi ve resmî kültürel miras kapsamına alınması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Öte yandan Almatı’da arkeolojik ve kültürel mirasa yönelik çalışmalar tamamen durmuş değil. Son dönemde Orta Kazakistan’daki kazılardan elde edilen buluntuların sergilendiği yeni bir serginin açılması ve Rayımbek Batır anıt kompleksinin modern bir müze anlayışıyla yeniden düzenlenmesi, şehirde bu alana yönelik ilginin sürdüğünü gösteriyor.
Ancak tüm bu gelişmelere rağmen, Saka kurganının geleceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Tarihî miras ile modern kentleşme arasındaki dengeyi kurmak, Almatı’nın önündeki en önemli sınavlardan biri olmaya devam ediyor.


Yorum yazabilirsiniz