İslam Medeniyeti Merkezi, Türkistan’ın zengin kültürel mirasını gözler önüne seren eşsiz bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Budist sanatından Temürîler dönemine uzanan nadir tarihi eserler, ilk kez kamuoyunun ziyaretine açıldı. Yasa dışı kültürel miras ticaretiyle mücadele kapsamında yürütülen uluslararası operasyonlar sonucunda Özbekistan’a geri kazandırılan eserler, ülkenin tarihî hafızasının yeniden inşasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Eserlerin iadesi, “Operation Inherent Vice” adı verilen kapsamlı uluslararası operasyon çerçevesinde gerçekleştirildi. Operasyon; Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Londra Metropolitan Polisi bünyesindeki Sanat ve Antikalar Birimi, Kültürel Miras Suçları Görev Gücü, Sanat Eseri Kayıp Kaydı ile Özbekistan’daki kültürel miras kurumlarının iş birliğiyle yürütüldü.
Sergilenen koleksiyon, Türkistan coğrafyasının bin yılı aşkın tarihsel birikimini yansıtıyor. Budist, Soğd ve İslam medeniyetlerine ait eserler, bölgenin tarih boyunca farklı kültürlerin kesişim noktası olduğunu ortaya koyuyor. Koleksiyonun en dikkat çekici parçaları arasında Kuşan dönemine ait heykel başları ve büstler yer alıyor. Ayrıca Fayaż-Tepe ve Kara-Tepe arkeolojik alanlarından getirilen II–VIII. yüzyıllara ait sıva süslemeleri ve duvar resimleri de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Budist ikonografisini yansıtan duvar resimleri ile Gandhara sanatının etkilerini taşıyan pişmiş toprak ve alçı heykeller, Orta Asya’daki erken dönem Budist kültürünün sanatsal zenginliğine ışık tutuyor. Uzmanlara göre bu eserler, İpek Yolu üzerindeki kültürel etkileşimin en somut örneklerinden biri niteliğinde.
Serginin öne çıkan eserlerinden biri ise Temürîler dönemine ait XV. yüzyıl taş kenotafı oldu. Zarif kitabeler, ince süslemeler ve şiirsel metinlerle bezenen eser, dönemin estetik anlayışını ve yüksek taş işçiliği geleneğini yansıtıyor.
Özbekistan makamları, daha önce Avrupa’ya yasa dışı yollarla kaçırılan II–VII. yüzyıllara ait arkeolojik eserlerin de ülkeye geri getirildiğini açıkladı. Bu kapsamda dokuz değerli tarihî eser, Taşkent’teki İslam Medeniyeti Merkezi koleksiyonuna dahil edilmek üzere koruma ve sergileme sürecine hazırlanıyor.
Uzmanlar, geri getirilen eserlerin yalnızca tarihî değere sahip olmadığını, aynı zamanda Özbekistan’ın kültürel kimliğinin korunması açısından da büyük önem taşıdığını belirtiyor. Bu sergi, kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası iş birliğinin somut bir örneği olarak görülüyor.


Yorum yazabilirsiniz