“Bağımsız, Daimî Tarafsız Türkmenistan – Azimli Kanatlı Atların Vatanı” sloganıyla kutlanan bu yılda, Türkmen halkının hafızasında derin izler bırakan efsanevi atlara dair unutulmaz hatıralar yeniden gün yüzüne çıkmaktadır. Bu hatıralardan biri de, Balkan vilayetinin Mahtumkulu ilçesinde bulunan Tagan Berdiyev adına 12 No’lu Ortaokulun tarih öğretmeni Körpe Seyitnazarov’un anlattığı, sadakatiyle hafızalara kazınan Gırat adlı atın ve ona ait nalların hikâyesidir.
“Yaklaşık birkaç yıldır köyümüzde bir okul tarih müzesi faaliyet göstermektedir.” diyor K. Seyitnazarov. “Müzede öğrencilerimizin topladığı, köy halkının gündelik yaşamını yansıtan çeşitli eşyalar ve tarihî eserler sergilenmektedir. Bunlar arasında çömlek ürünleri, ahşap mutfak eşyaları, tarım aletleri ve köyümüzün yakınındaki tepelerde bulunan eski madeni paralar yer almaktadır.”
Bu eserler arasında iki adet at nalı da bulunmaktadır. Müze koleksiyonuna verilmeden önce bu nallar yaklaşık yüz yıl boyunca ailemizde, dedem Geldimuhammet Bahşı’nın sadık atı Gırat’ın hatırası olarak saklanmıştır.
Halk arasında Geldi Bahşı adıyla tanınan dedem 1895 yılında doğmuş, 1945 yılında vefat etmiştir. Döneminin tanınmış bahşılarından biri olan Geldi Bahşı, Balkan vilayetinin birçok yerindeki düğün ve şölenlere sık sık davet edilirdi.
Geldi Bahşı, ünlü bahşı Dostalı’nın oğluydu. Dostalı ise yine meşhur bir bahşı olan Annahal Bahşı’nın kuzeniydi. Bunun yanında ilginç bir aile bağı daha bulunmaktadır: Dünyaca tanınan Türkmen besteci Nuri Halmammedov’un büyükannesi olan şair Artık Ece, Dostalı Bahşı’nın kız kardeşiydi.
2013 yılında yayımlanan 10. sınıf ders kitabı “Türkmenistanyň medeni mirasy” (Türkmenistan’ın Kültürel Mirası) adlı eserde Annahal Bahşı ve Dostalı Bahşı’nın hayatı ile faaliyetleri hakkında bilgiler yer almaktadır. Ayrıca “Mukamyň syry” (Makamların Sırrı) adlı filmde de Annahal Bahşı, sanatında usta bir müzisyen olarak anılmaktadır.
Akrabalarımın, özellikle de halam Enekeyik’in anlattıklarına göre Geldi Bahşı yalnızca halk ezgilerini söyleyen bir sanatçı değil, aynı zamanda çok iyi bir seyis (at terbiyecisi) idi. Ahal Teke atlarıyla kolayca iletişim kurabiliyordu.
En sevdiği at, kızıl kahverengi renkteki Gırat adlı attı. Burada şu soru akla gelebilir: “Kızıl kahverengi bir ata neden ‘Beyaz At’ anlamına gelen Gırat adı verilmişti?” Bunun sebebi, atın dört ayağının da dizlerine kadar beyaz renkte olmasıydı.
Geldi Bahşı atını çok severdi. Nerede bir düğüne ya da şenliğe davet edilse, Gırat her zaman onun en sadık yol arkadaşı olurdu.
Çevre köylerdeki at yetiştiricileri yeni bir at satın alacakları zaman sık sık Geldi Bahşı’nın fikrine başvururlardı. Seyis olarak sahip olduğu saygınlık son derece yüksekti.
O yıllarda köyümüzde birkaç demirci çalışıyordu. Ne yazık ki isimleri günümüze ulaşmamıştır; ancak yaptıkları demir eserler bugün hâlâ yaşamaktadır. Bunlardan ikisi de bugün okul müzesinde sergilenen Gırat’ın nallarıdır.
Bilindiğine göre ustalar iki çeşit nal yapardı: biri yük ve iş atları için, diğeri ise binek atları için. Aralarındaki fark neydi?
Binek atları için yapılan nallara demirciler kendi meslek dillerinde “pençe” dedikleri küçük bir çıkıntı eklerlerdi. Bu parça, normal nallarda bulunmazdı. Çünkü binek atları sık sık dağ yollarından geçmek zorundaydı ve bu küçük çıkıntı onların kaymadan, daha güvenli ve hızlı ilerlemesini sağlardı.
Geldi Bahşı ile sevgili atı Gırat arasında adeta sessiz bir anlaşma vardı. Geldi Bahşı son kez köylerinden uzakta bir düğünde saz çalıp türkü söyledikten sonra eve doğru yola çıktı. Kendini iyi hissetmiyordu ama bunu önemsememişti.
Gırat ise sahibinin durumunu hemen fark etti. Onu sarsmamak ve acısını artırmamak için her zamankinden daha yavaş yürümeye başladı.
Eve vardıklarında yakınları Geldi Bahşı’nın attan inmesine yardım etti. Ertesi gün ise büyük bir saygıyla toprağa verildi.
Sadık dostu Gırat, sahibinin ölümünden sonra yem yemeyi ve su içmeyi reddetti. Bir hafta sonra o da sahibinin ardından hayata gözlerini yumdu.
Geldi Bahşı yalnızca elli yıl yaşamıştı. Ancak ünlü müzisyenin hatırası bugün de halk arasında yaşamaya devam etmektedir.
Okul müzesinde sergilenen Gırat’ın nallarına her bakan ziyaretçi, Geldi Bahşı’yı ve ona son nefesine kadar sadık kalan atı Gırat’ı hayırla anmaktadır.
“Zamanın Vefası” (ZV) Gazetesi Editörlüğünden: Tarih öğretmeni Körpe Seyitnazarov’a, bu değerli hikâyeyi paylaştığı ve öğrencileriyle birlikte Türkmen halkının tarihî ve kültürel mirasının korunmasına yaptığı katkılar için teşekkür ederiz.


Yorum yazabilirsiniz