Arkeologlar, Altay’da IX. yüzyıl ile X. yüzyılın başlarına tarihlenen ve kremasyon (ölüyü yakarak defnetme) geleneğinin uygulandığı nadir bir Kırgız mezarını araştırdı.
Söz konusu mezar, geçtiğimiz saha sezonunda Altay Krayı’nın Çarış (Charysh) ilçesindeki Balçikova-3 mevkiinde keşfedildi. Buluntu, Altay topraklarında bu döneme ait ender arkeolojik eserlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Araştırmacılar ayrıca aynı bölgede yaklaşık 5 bin yıl öncesine, Eneolitik Çağ’a ait arkeolojik kalıntılar da ortaya çıkardı. Bu bulgular, bölgenin iskânı ve tarih boyunca nasıl kullanıldığına ilişkin bilgilerin genişletilmesine katkı sağladı.
Bu yılki kazı sezonunda ise ekip, İskit dönemine ait Pazırık kültürünün kraliyet kurganı üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Taş yığma mezarın çapı yaklaşık 15 metre olarak ölçüldü.
Kraliyet kurganının yakınında VII–IX. yüzyıllara tarihlenen daha geç dönem Türk kurganlarından oluşan bir grup da bulunuyor. Araştırmacılar, seçkin bir mezar kompleksinin çevresini inceleyerek Altay ile Türkistan arasındaki bölgede Türk kültürünün oluşumu ve gelişimine dair yeni veriler elde etmeyi hedefliyor.
Sergey Gruşin, bilim insanlarının farklı bölgelerdeki Türk dönemine ait arkeolojik eserleri karşılaştırdıklarını, bunların ortak ve ayırt edici özelliklerini belirlediklerini ve erken Orta Çağ’a ait tarihî-kültürel süreçleri yeniden yapılandırmaya çalıştıklarını ifade etti.
“Büyük Altay” Merkezi tarafından düzenlenen arkeolojik seferler her yıl Altay Krayı, Altay Cumhuriyeti, Kazakistan ve Kırgızistan’da gerçekleştiriliyor. Kazılara Rusya, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan ve Türkmenistan’dan bilim insanları, öğrenciler ve gönüllüler katılıyor. İlerleyen dönemde Özbekistan ile iş birliğinin de genişletilmesi planlanıyor.
Gruşin’in verdiği bilgiye göre, bir arkeolojik kazı seferinin hazırlıkları en az altı ay önceden başlıyor. Bu süreçte gerekli izinler alınıyor, arşiv belgeleri inceleniyor, ekipmanların taşınması, katılımcıların konaklaması ve güvenliği organize ediliyor.
Kazıların tamamlanmasının ardından elde edilen buluntular bilimsel inceleme ve analizden geçiriliyor. Arkeologlar ayrıca ayrıntılı raporlar hazırlıyor ve müze koleksiyonlarını oluşturuyor.
Arkeolojik eserlerin yaşını kesinleştirmek amacıyla radyokarbon tarihleme başta olmak üzere çeşitli modern teknolojiler kullanılıyor. Bu yılki saha sezonunun sonuçlarının, araştırmaların ve laboratuvar analizlerinin tamamlanmasının ardından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.


Yorum yazabilirsiniz