Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMEA), Türkoloji tarihinin dönüm noktalarından biri olan 1926 Bakü Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yıl dönümü anısına tarihi bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Azerbaycan’da ilk kez düzenlenen 14. Uluslararası Altay Toplulukları Sempozyumu, 12 ülkeden 120’ye yakın bilim insanının katılımıyla tamamlandı. Kapanış oturumunda, bilimsel tebliğlerin kitaplaştırılması ve 15. sempozyumun Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’da düzenlenmesi kararlaştırıldı.

AMEA Medya ve Enformasyon Departmanı’ndan yapılan açıklamaya göre kapanış töreninde konuşan Altay Toplulukları Akademik Kurulu Başkanı ve İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Şahin, 14. Uluslararası Altay Toplulukları Sempozyumu’nun önemine değindi. Şahin, Altayist bilim insanlarını bir araya getiren, bilimsel bağların güçlenmesine ve gelecekteki iş birliklerinin gelişmesine imkan sağlayan bu geleneksel sempozyumun, bu yıl 1926 yılında Bakü’de düzenlenen ve bilim dünyasında büyük yankı uyandıran Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılına adandığını hatırlattı.

Sempozyuma farklı ülkelerden 120’ye yakın bilim insanının katıldığını belirten İlhan Şahin, bu katılımın uluslararası bilimsel toplantıya olan ilginin ve etkinliğin yıllar içinde oluşan saygınlığının bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Sempozyum kapsamında sunulan bildirilerin gelecek yıl düzenlenecek bir sonraki toplantıya kadar kitap haline getirilerek katılımcılara sunulmasının planlandığını bildiren Şahin, Altayist akademisyenleri buluşturan bu sempozyum dizisinin önümüzdeki yıl da süreceğini ifade etti. Şahin, bir sonraki toplantının Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Ulan Batur’da yapılmasının kararlaştırıldığını açıkladı.

Daha sonra söz alan AMEA Başkanlık Heyeti Aparatı Bilim ve Eğitim Departmanı Başkanı, Filoloji Doktoru Doç. Dr. Serhan Haveri, AMEA’da düzenlenen 14. Uluslararası Altay Toplulukları Sempozyumu’nda önemli bilimsel tebliğlerin sunulduğunu ve kapsamlı tartışmaların yürütüldüğünü belirtti. Küreselleşme çağında her halk ve etnik grubun kültürler ve medeniyetler arası diyalog ortamında kendi öz ailesini aradığını kaydeden Haveri, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in sözlerine atıfta bulunarak Türk halklarının en büyük ailesinin Türk Dünyası olduğunu vurguladı.

Serhan Haveri, 14. Uluslararası Altay Toplulukları Sempozyumu’nun Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılına ithaf edilmesini son derece önemli ve sembolik bir olay olarak değerlendirdi. 100 yıl önce Türk dünyasının ana merkezlerinden biri olan Azerbaycan’ın bu misyonu bugün de başarıyla sürdürdüğünü altını çizerek ifade etti.

Sempozyumun Türk halklarının bilimi, kültürü, tarihi ve edebiyatının araştırılmasında özel bir rol oynadığını vurgulayan Haveri, günümüzde halkların ve devletlerin dünyadaki konumlarını güçlendirmesinin bilim, bilgi, kültür ve enformasyon imkanlarının etkin kullanımından geçtiğini kaydetti. Bölüm başkanı, bu açıdan Altayistik alanındaki araştırmaların yalnızca tarihi ve kültürel mirasın öğrenilmesi açısından değil, bu mirasın çağdaş enformasyon alanında tanıtılması bakımından da büyük taşımakta olduğunu belirtti.

Ardından konuşan AMEA Folklor Enstitüsü Müdürü, Filoloji Doktoru Hikmet Guliyev, dört gün boyunca AMEA’da süren sempozyumda Altayistik ve Türkolojinin çeşitli sorunlarına; folklor, edebiyat, tarih, dil ve kültür meselelerine ayrılmış 120’den fazla tebliğin dinlendiğini vurguladı.

“Ne yazık ki sonraki dönemde Kurultay katılımcılarının ve Türkoloji düşüncesinin önde gelen temsilcilerinin baskılara (represyona) maruz kalması, ayrıca Sovyet ideolojik ve sansür politikalarının getirdiği kısıtlamalar bu bilimsel geleneğin doğal gelişimine ciddi engeller çıkardı. Buna rağmen 100 yıl önce yakılan bilimsel ve entelektüel meşale sönmedi. Bugün o miras, yeni tarihi ve bilimsel koşullarda yeniden güncelleniyor. Çağdaş aşamada Türkoloji, yalnızca geçmişi inceleyen bir bilim dalı olarak değil, aynı zamanda Türk halkları arasında ortak tarihi-kültürel hafızanın, bilimsel iş birliğinin ve entelektüel bağların gelişmesine hizmet eden önemli bir platform olarak değerini artırıyor” dedi.

Direktör Guliyev, Türk halklarının ortak kültürel mirasının, kolektif hafızasının ve folklor sistemlerinin incelenmesi alanında bilimsel iş birliğinin genişletilmesinin Folklor Enstitüsü’nün temel görevlerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.

Kapanış töreninde ayrıca Macaristan Szeged Üniversitesi Öğretim Üyesi, Altayistik Anabilim Dalı ve Orta Çağ ile Erken Modern Çağ Macar Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sándor Papp, Rus tarihçi bilim insanı Prof. Dr. Vladislav Kokoulin, Hindistanlı Prof. Dr. Pool Badan, Kırgızistanlı dilbilimci Doç. Dr. Yenişgül Abdırasulova ve diğer konuşmacılar söz alarak üst düzeyde organize edilen sempozyumun Altayistik ve Türkoloji araştırmalarının geliştirilmesi ile bilim insanları arasındaki bağların güçlendirilmesi açısından taşıdığı değeri vurguladılar.

Uluslararası Altay Toplulukları Sempozyumu’nun Azerbaycan’da ilk kez düzenlendiği kaydedildi.

Yorum yazabilirsiniz