Astana’nın gökyüzüne uzanan Bayterek Anıtı, ilk bakışta modern mimarinin etkileyici bir örneği gibi görünse de, aslında Kazak halkının yüzyıllardır yaşattığı bir efsanenin taş ve çelikle hayat bulmuş halidir. Hayat ağacını simgeleyen bu görkemli yapı, bugün hem başkentin hem de Kazakistan’ın ulusal kimliğinin en önemli sembolleri arasında yer alıyor.
Anıtın inşası 1996-2002 yılları arasında gerçekleştirildi. Projenin mimari ekibine, Kazakistan Mimarlar Birliği Başkanı Akmurza Rustembekov liderlik etti.
Bayterek’in sembolik anlamı, Kazak halkının Samruk Kuşu efsanesine dayanıyor. Efsaneye göre Bayterek, hayat ağacını temsil ediyor. Ağacın tepesine konan Samruk Kuşu, insanlara yaşam ve umut veren güneşi simgeleyen altın bir yumurta bırakıyor.
Anıtın metal konstrüksiyonu 97 metre yüksekliğindedir. Bu rakam, Kazakistan’ın başkentinin 1997 yılında Astana’ya taşınmasını simgeliyor. Cam küreyle birlikte yapının toplam yüksekliği 105 metreye ulaşıyor. Metal konstrüksiyonun ağırlığı ise 1.000 tonun üzerindedir.
Bayterek, 500 kazık üzerine inşa edilmiştir. Yapının zirvesindeki 22 metre çapındaki küre, güneş ışığına göre renk değiştiren özel bukalemun camından yapılmıştır ve yaklaşık 300 ton ağırlığındadır.
Anıt üç bölümden oluşuyor. Yer altında bulunan alt kat, hayat ağacının köklerini simgeliyor. Orta bölüm, ziyaretçileri yukarı taşıyan panoramik asansörlerin yer aldığı kule kısmıdır. Yapının en üstünde ise Astana’nın eşsiz manzarasını sunan gözlem terası bulunan cam küre yer alıyor.
Bugün Bayterek, Astana’nın adeta kartviziti olarak kabul ediliyor ve turistlerin mutlaka ziyaret ettiği noktaların başında geliyor. Anıt, Kazakistan’ın tarihi, kültürü ve geleceği arasındaki bağı simgeleyen önemli bir yapı olarak öne çıkıyor.


Yorum yazabilirsiniz