Batılı bir turist için Semerkant, Buhara ve Hiva sadece birer şehir değil; İpek Yolu kervanlarının, alimlerin ve Doğu masallarının yaşadığı canlı birer müzedir. Hollandalı gazeteci Willie van Rooijen’in “zamanda yolculuk” olarak tanımladığı bu kadim atmosfer, turizmin hâlâ en güçlü mıknatısı.

Ancak günümüz seyahat yazıları artık bu noktada bitmiyor. İngiliz gazeteci Geordie Greig’in vurguladığı gibi, tarihi şehirlerde aradığını bulan turisti asıl şaşırtan yer Taşkent oluyor. Uzun süre sadece bir “aktarma noktası” olarak görülen başkent; modern metrosu, galerileri, canlı sokak kültürü ve çağdaş mimarisiyle artık bağımsız bir destinasyon. Turist buraya 15. yüzyılın izlerini sürmeye geliyor ama akşamını modern bir restoranda, gençlerin doldurduğu sanat galerilerinde geçiriyor.

Kubbelerden İnsana, Maviden Kehribara

Gezginlerin aktardığı bir diğer güçlü his ise ülkenin insani dokusu. Japon gazeteci Toshikazu Murakami’nin altını çizdiği samimi misafirperverlik, güvenlik ve sokaktaki huzur duygusu, mimari abidelerden çok daha kalıcı izler bırakıyor. Pazarda edilen küçük bir sohbet, unutulmaz bir seyahat anısına dönüşüyor.

Lonely Planet yazarı Akanksha Singh ise Özbekistan’ın alışılagelmiş mavi paletinin ötesine geçerek; çöllerin, çöl kalelerinin ve dağların altın ile kehribar tonlarına dikkat çekiyor. Ülke, “üç tarihi şehrin” ötesinde keşfedilmeyi bekleyen devasa bir coğrafya olarak öne çıkıyor.

Çelişki Değil, Mükemmel Bir Uyum

Peki, tarihi bu kadar zengin bir ülke neden modern yüzünü öne çıkarsın? Yanıt bir rekabette değil, uyumda yatıyor. 21. yüzyılın gezgini Rexiton’u görmek istiyor ama akşamında konforlu bir otel, nitelikli bir hizmet ve iyi bir restoran arıyor.

Ünlü yazar Pico Iyer’ın Financial Times’taki yazısında övgüyle bahsettiği şey de tam olarak bu: Tarihin, modern konforla pürüzsüz biçimde harmanlanması.

Günün ilk ışıklarında 15. yüzyıldan kalma bir medresenin gölgesinde durup, öğleden sonra hızlı trenle Taşkent’e geçmek ve ertesi gün dağ yürüyüşüne çıkabilmek… Özbekistan’ın bugün sunduğu en büyük deneyim, geçmiş ile geleceğin iç içe geçtiği bu canlı tezatlık. Turist artık sadece bir tarih müzesine gitmiyor; geçmişin bugünle birlikte yaşadığı dinamik bir ülkeyi keşfediyor.

Yorum yazabilirsiniz