İklim değişikliği, hızla eriyen buzullar ve artan su talebi, Türkistan’da su krizini her geçen yıl derinleştiriyor. Uzmanlara göre su artık yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve bölgesel güvenliğin de temel unsurlarından biri haline geldi.
Türkistan’da giderek büyüyen su kıtlığı, bölge ekonomisini tehdit eden en önemli sorunlardan biri olarak görülüyor. Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, bölgenin iki ana su kaynağı olan Seyhun (Sır Derya) ve Ceyhun (Amu Derya) havzalarındaki su miktarı önümüzdeki yıllarda yaklaşık yüzde 15 azalabilir. Bu durumun bölge ekonomisinde yüzde 11’e varan daralmaya ve yıllık yaklaşık 2 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açabileceği öngörülüyor.
Uluslararası Türkistan Enstitüsü Direktörü Javlon Vahabov, 2040 yılına kadar bazı ülkelerde su talebinin üç katına çıkabileceğini belirterek, su krizinin artık bölgesel iş birliğini zorunlu hale getirdiğini ifade etti.
Buzullar Alarm Veriyor
Uzmanlar, su kaynaklarındaki azalmanın temel nedeninin küresel iklim değişikliği olduğunu vurguluyor. Son yüz yılda bölgedeki ortalama sıcaklığın yaklaşık 1,5 derece artması, buzulların hızla erimesine ve yağışların azalmasına neden oldu.
Son yıllarda Türkistan’daki buzulların yaklaşık yüzde 30’u erirken, bölgenin en büyük buzulu olan Fedçenko Buzulu’nun yaklaşık yüzde 40’ının yok olduğu belirtiliyor. Bilim insanları, buzulların artık doğal yollarla kendilerini yenileyemediğini ve bu durumun gelecekte ciddi içme suyu sıkıntısına yol açacağını ifade ediyor.
Uzmanlar, mevcut eğilim devam ederse 2030 yılına kadar Orta Asya ülkelerinin ciddi içme suyu sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Tarım En Fazla Suyu Tüketiyor
Su kaynaklarının büyük bölümü tarım sektöründe kullanılıyor. Özbekistan’da yıllık su tüketiminin yaklaşık yüzde 90’ı sulama amaçlı gerçekleşiyor. Artan nüfus ve genişleyen tarım alanları da su talebini sürekli artırıyor.
1991 yılında Türkistan’da yaklaşık 45 milyon kişi yaşarken bugün bölge nüfusu 85 milyonu aşmış durumda. Aynı dönemde sulanan tarım alanları da 6 milyon hektardan 10 milyon hektarın üzerine çıktı.
Kazakistan ile Özbekistan’dan Örnek İş Birliği
Su yönetiminde en dikkat çekici iş birliklerinden biri Kazakistan ile Özbekistan arasında yürütülüyor. İki ülke, Uluslararası Aral Gölünü Kurtarma Fonu başta olmak üzere çeşitli bölgesel platformlarda ortak çalışmalar gerçekleştiriyor.
Taraflar, Sır Derya Nehri üzerinde suyun dijital olarak izlenmesini sağlayacak ortak otomasyon sistemi kuruyor. İlk aşamada nehir boyunca belirlenen 10 noktada modern ölçüm ve izleme sistemleri devreye alınacak. Ayrıca iki ülke arasında çevrim içi veri paylaşımı ve sınır aşan su tesislerinin ortak yönetimini öngören anlaşmalar da yürürlüğe girdi.
Özbekistan son beş yılda su tasarrufu sağlayan teknolojiler sayesinde yıllık su kullanımını yaklaşık 10 milyar metreküp azaltırken, önümüzdeki üç yıl içinde sulanan arazilerin yüzde 80’ini modern sulama sistemleriyle donatmayı hedefliyor. Kazakistan da 2030 yılına kadar su tasarruflu sulama teknolojilerini yaygınlaştırmayı ve arıtılmış suyun yeniden kullanım oranını önemli ölçüde artırmayı planlıyor.
Çözüm Bölgesel Dayanışma
Uzmanlara göre su krizi hiçbir ülkenin tek başına çözebileceği bir sorun değil. Bu nedenle suyun rekabet değil, iş birliği alanı olarak görülmesi gerekiyor.
Bölge ülkeleri arasında ortak su politikalarının geliştirilmesi, su tasarrufu sağlayan teknolojilerin yaygınlaştırılması, dijital su yönetim sistemlerinin kurulması ve su diplomasisinin güçlendirilmesi, Türkistan’ın geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, su kıtlığının büyük ekonomik ve sosyal krizlere dönüşmesini önlemek için ülkelerin ulusal çıkarların ötesine geçerek ortak bölgesel çözümler üretmesi gerektiği görüşünde birleşiyor.


Yorum yazabilirsiniz