Türkistan’ın ve İslam dünyasının zengin bilimsel mirasını gün yüzüne çıkaran Özbekistan İslam Medeniyeti Merkezi, kütüphanesindeki eşsiz bir şaheseri ziyaretçilerle buluşturdu. Gazneli Devleti’nin, Sultan Mahmud’un ve Hindistan seferlerinin tarihine ışık tutan 700 yıldan daha eski “Tercüme-i Yeminî” (Tardjuma-i Yamini) el yazması eser, Taşkent’teki teşhir alanında sergilenmeye başlandı.

Eserin temeli, Sultan Mahmud Gaznevî’nin özel katibi olan ve dönemin olaylarına bizzat tanıklık eden Ebu Nasr Muhammed b. Abdülcebbar el-Utbî’nin Arapça kaleme aldığı meşhur “Tarih-i Yeminî” adlı çalışmasına dayanıyor.

Katip Notlarından Bağımsız Bir Tarih Anıtına: İlhanlı Dönemi İmzası

Arapça orijinal metin, 1206–1207 yıllarında Nasih b. Zafer el-Curbadkanî tarafından Farsçaya tercüme edildi. Ancak Curbadkanî, metni yalnızca çevirmekle kalmayıp Selçuklular ve Atabeyler tarihine dair yeni bilgiler, şiirler ve şahsi notlar ekleyerek eseri müstakil bir tarih-edebiyat abidesine dönüştürdü.

Taşkent’te sergilenen nüshayı eşsiz kılan temel unsurlar şunlar:

  • İlhanlı Dönemi Tarihlendirmesi: İran’da İlhanlılar döneminde istinsah edilen (kopyalanan) el yazması, Hicri 11 Receb 711 (Miladi 30 Kasım 1311) tarihinde tamamlandı.
  • Fiziksel Özellikler: Toplam 154 yapraktan oluşan eser, Farsça olarak nesih hattıyla kağıt üzerine kaleme alındı. Siyah ve kahverengi mürekkep kullanılan yazmanın her sayfasında 19 ila 21 satır yer alıyor; cildi ise kahverengi deriden müteşekkil.
  • Horasan Sanat İzi: Farsça tercümesinden yaklaşık yüz yıl sonra kaleme alınan el yazmasının giriş bölümü, tezyinat özellikleri bakımından Horasan yazma eser geleneğine büyük yakınlık gösteriyor.

Sabuk Tegin’den Hindistan Seferlerine Geniş Kapsam

Nadir el yazması, Gazneli hanedanının kurucusu Sabuk Tegin döneminden başlarsak 1021 yılına kadar uzanan dönemi kapsıyor. Eserde Gaznelilerin Samanîler ve Büveyhîler ile olan siyasi ilişkilerinin yanı sıra Sultan Mahmud Gaznevî’nin Hindistan Alt Kırtası’na düzenlediği tarihi seferler ayrıntılı biçimde aktarılıyor.

Özbekistan, arkeolojik ve filolojik keşifleriyle İslam tarihine dair yeni bulguları ortaya çıkarmaya devam ediyor. Nitekim geçen yıl da Namangan bölgesinde yer alan tarihi Ahsikent ören yerinde arkeologlar tarafından VIII. yüzyıla ait bir yazma eser ile Abbasi dönemine ait nadir sikkeler gün yüzüne çıkarılmıştı.

Yorum yazabilirsiniz