El-Farabi Kazak Millî Üniversitesi arkeologları, Doğu Kazakistan eyaletinde Türk tarihi ve arkeolojisi açısından büyük önem taşıyan görkemli bir keşfe imza attı. Yürütülen saha çalışmalarında, 25 hektardan fazla bir alanı kaplayan kadim Kaljır şehir yerleşimi gün yüzüne çıkarıldı.

Elde edilen arkeolojik buluntular ve gerçekleştirilen radyokarbon analizi sonuçları, bu tarihi kentin MS VI–VII. yüzyıllara tarihlendiğini gösteriyor. İlk verilere göre şehrin kuruluşu ve gelişimi, doğrudan Birinci Göktürk Kağanlığı dönemiyle ilişkilendiriliyor.

Nadir Eserler ve Günlük Yaşamın İzleri

Kazı alanında sürdürülen titiz çalışmalar sonucunda; kentin savunma sistemini oluşturan tahkimat yapıları, mimari bina kalıntıları ve dönemin el sanatlarını yansıtan özgün seramik örnekleri keşfedildi. Ayrıca kentin sosyo-ekonomik yapısına ve beslenme kültürüne ışık tutan yanmış buğday ve baklagil taneleri de toprak altından çıkarıldı.

Buluntular arasındaki en dikkat çekici ve nadir eser ise içerisinde ses çıkaran/çıngıraklı parçası bulunan seramik kuş figürü oldu. Bu özel obje, dönemin inanç, oyun veya ritüel kültürüne dair önemli ipuçları sunuyor.

Geç Tunç Çağı’na Uzanan Tarihi Katmanlar

Kaljır şehir yerleşimi sadece Göktürk dönemiyle sınırlı kalmayıp daha eski medeniyetlerin de izlerini taşıyor. Arkeologlar, kentin bulunduğu bölgede Geç Tunç Çağı’na ait, Türk-Moğol coğrafyasının erken dönem defin geleneklerini simgeleyen “kereksur” tipi bir anıt mezar yapısı da tespit etti.

Bu keşif, Doğu Kazakistan’ın Erken Orta Çağ’da ve Göktürk Kağanlığı döneminde sanılanın aksine sadece göçebe hatlara değil, yerleşik şehir kültürüne ve güçlü ticaret-savunma ağlarına da ev sahipliği yaptığını bir kez daha kanıtlıyor.

Yorum yazabilirsiniz