Sinema sanatı; bir halkın tarihi hafızasını ve milli kimliğini yansıtarak, bu kavramları sanatsal imgeler aracılığıyla topluma ulaştırır. Birçok film, çekildiği dönemi anlatır, onlarca yıl yaşar ve izleyicilerin kalbinde sarsılmaz bir yer edinir.
Örneğin; «Geçmiş Günler» (O’tkan kunlar), «Yaramaz Çocuk» (Shum bola), «Müjde» (Suyunchi) gibi yapıtlar, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen bugün bile halkımızın birkaç kuşağının en sevdiği filmler arasında yer almaktadır. Çünkü bu filmlerin temel değeri, yaratıcılarının Özbek ruhunu, milli karakterini ve hayatın gerçekliğini ekrana ikna edici bir şekilde yansıtmayı başarmış olmalarında yatmaktadır.
Bugün milli sinemanın önünde önemli bir görev duruyor: Zamanın ötesine geçen filmler üretmek, çağdaşlarımızın karakterlerini ekran diliyle yetenekli bir şekilde canlandırmak, dönemin zorluklarını ve hedeflerini yansıtmak.
Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in bu yıl 26 Ekim’de sinema sektörü temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda; milli sinemanın daha da geliştirilmesi, Özbek sinemasının geleceğini belirleyecek olan önemli örgütsel ve ekonomik sorunların çözümü etraflıca ele alındı. Yüksek düzeyde sanatsal ve yaratıcı faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli tüm koşulların oluşturulduğu vurgulandı.
Özbekistan Halk Sanatçısı Ra’no Yarasheva konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Son yıllarda ülkemizde sinema, tiyatro ve genel olarak sanatın geliştirilmesine özel bir önem veriliyor. Bunun da haklı nedenleri var. Örneğin spor sınır tanımaz; dünyanın her yerinde insanlar onu anlar ve sever. Sanat alanında ise bir halkın dünya görüşünü, tarihini ve günümüzdeki yaşamını dünya kamuoyuna sunma konusunda en büyük potansiyele sahip olan alan tam olarak sinemadır. Devlet Başkanımızın sinema sanatının gelişimine gösterdiği ilgi sayesinde; tarihimizi, günümüzün hızlı değişimlerini ve geleceğe yönelik yüksek hedeflerimizi ekrana yansıtmak için geniş fırsatlar açılıyor. İnanıyorum ki bugün Özbek sineması kendi altın çağına geri dönüyor.”


Yorum yazabilirsiniz