Kazakistan’daki “Jungar-Alatau” Devlet Milli Tabiat Parkı’nda, daha önce hiçbir resmi kayda girmemiş yeni petroglif grupları, kurganlar (höyük tipi mezar yapıları) ve kutsal alanlar keşfedildi. Bulgular, beş yıl sürmesi planlanan kapsamlı bilimsel araştırmanın ilk aşaması kapsamında ortaya çıkarıldı. Projenin sonunda park sınırları içinde bulunan arkeolojik, tarihi, kutsal ve doğal alanları kapsayan ilk kapsamlı veri tabanının oluşturulması hedefleniyor.
Jungar-Alatau Milli Parkı Bilim Bölümü Başkanı Janar Nurgocanova, çalışmanın 2026-2030 yılları arasında yürütüleceğini ve milli parkın tüm birimlerini kapsayacağını belirtti.
“Jungar-Alatau Milli Parkı’nın koruma sistemi içinde yer alan arkeolojik, tarihi ve kutsal alan olarak değerlendirilen petroglifler, kurganlar ve kutsal mekanların kapsamlı araştırılması” başlıklı bilimsel proje kapsamında çalışmalar başlatıldı.
Projeye tarihçi ve yerel tarih uzmanı Kajet Andas, İlyas Jansugurov Jetisu Üniversitesi Doğa Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi, coğrafya bilimleri adayı Erkin Tokpanov ve Jetisu Bölgesi Tarihi-Kültürel Mirası Koruma Merkezi Müdürü Galımjan Ospanov bilimsel danışman olarak katılıyor.
İlk Araştırmalar Sarkan Bölgesinde Yapıldı
Janar Nurgocanova, 2026 yılının büyük araştırma projesinin ilk aşaması olduğunu belirterek, bu yıl çalışmaların milli parkın Sarkan birimi üzerinde yoğunlaştığını söyledi.
Araştırmacılar, Alaköl, Topolev ve Amanbokter orman işletmeleri bölgelerinde incelemeler gerçekleştirdi. Saha çalışmalarından önce bölge halkıyla görüşmeler yapıldı, yaklaşık 300 bilgilendirme broşürü dağıtıldı ve yerel halkın sözlü aktarımlarından yararlanıldı.
Nurgocanova, yerel halktan alınan bilgilerin daha önce hiçbir yerde kaydedilmemiş tarihi alanların bulunmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
Saha araştırmaları sırasında uzmanlar, yeni arkeolojik miras alanlarına ulaştı. Bulunan petroglif ve kurgan alanları bilimsel yöntemlerle kayıt altına alındı; GPS koordinatları belirlendi, fotoğraf ve video kayıtları yapıldı, ölçümler gerçekleştirildi ve ilk tanımlamalar hazırlandı.
Kayalara İşlenmiş İnsan ve Hayvan Figürleri Bulundu
Araştırmacıların özellikle ilgisini çeken buluntular arasında kaya resimleri yer alıyor. Petrogliflerde dans eden insan figürleri, atlar, köpekler, muhtemelen kurtlar, geyikler, kar leoparı ve dağ keçisi tasvirleri görüldü.
Ancak uzmanlar, kesin sonuçlara ulaşmak için çizimlerin ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Araştırma ekibi ayrıca birkaç kurgan grubu tespit etti. İlk değerlendirmelere göre bazı kurganların Saka dönemine, bazılarının ise Tunç Çağı’na ait olabileceği düşünülüyor. Ancak kesin tarihlendirme için bilimsel analizlerin tamamlanması gerekiyor.
Taş Üzerinde Antik Yazıt Bulundu
Araştırmacılar için en dikkat çekici keşiflerden biri ise üzerinde yazıt bulunan taş levhalı eski bir mezar oldu.
İlk incelemelere göre yazının, Türkistan ve günümüz Kazakistan topraklarında 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar yaygın olarak kullanılan Çağatay alfabesiyle yazıldığı tahmin ediliyor.
Janar Nurgocanova, yazıyı okuyabilecek bir uzman aradıklarını belirterek, metnin çözülmesi halinde mezarın tarihinin daha kesin şekilde belirlenebileceğini söyledi.
Uzmanlar, mezarın yaklaşık 150-200 yıllık olabileceğini tahmin ediyor ancak kesin sonuç için yazıtın okunması ve bilimsel incelemelerin tamamlanması gerekiyor.
Kutsal Alanlar ve Doğal Miras da İnceleniyor
Araştırma yalnızca arkeolojik alanlarla sınırlı değil. Bilim insanları aynı zamanda kutsal kabul edilen mekanları ve doğal miras unsurlarını da inceliyor.
Bu alanlardan biri, Sarkan bölgesindeki Ekiasha köyünün üzerindeki koruma bölgesinde bulunan ve yerel halk tarafından Aulietas olarak bilinen büyük taş.
Günümüzde milli parkın etnografik turizm rotalarından birinde yer alan bu alan henüz resmi tarihi ve kültürel miras listesine dahil edilmiş değil.
Araştırmacılar, bu alanın kökenini ve tarihî değerini belirlemek için yerel anlatıları, efsaneleri ve arşiv belgelerini inceleyecek.
Yeni Petroglif Alanlarında Vandalizm Tehlikesi
Araştırmanın yeni noktalarından biri de Sarkan biriminin tampon bölgesinde bulunan Yeremendi mevkii oldu.
Burada iyi korunmuş iki ayrı petroglif grubu keşfedildi. Ancak bölgenin ulaşılabilir olması nedeniyle bazı alanlarda vandalizm izlerine rastlandı.
Tüm koordinatlar kayıt altına alınırken, bu tarihi eserlerin ayrıntılı tanımlanması ve korunmasına yönelik çalışmalar devam edecek.
Araştırma ekibi, birçok alanın ilk kez milli park çalışanı Ruslan Nurgocanov tarafından keşfedildiğini belirtti. Bölgeyi yakından tanıyan Nurgocanov’un saha çalışmaları sırasında önemli keşiflere katkı sağladığı ifade edildi.
Araştırmalar 2030’a Kadar Sürecek
Bilim insanlarının çalışmaları önümüzdeki yıllarda da devam edecek. 2027 yılında Sarkan birimindeki araştırmalar sürdürülecek, ardından Lepsi birimi incelenecek. 2028-2029 yıllarında ise Alaköl biriminde çalışmalar yapılacak.
Projenin 2030 yılında tamamlanması ve elde edilen tüm verilerin analiz edilerek bilimsel sonuçların hazırlanması planlanıyor.
Araştırmanın temel amacı; yeni tarihi ve kültürel miras alanlarını ortaya çıkarmak, bilimsel olarak belgelemek, gelecek nesillere aktarmak ve Jungar-Alatau Milli Parkı’ndaki kültürel mirasın korunmasına temel oluşturmaktır.


Yorum yazabilirsiniz