Kazakistan’ın güneyinde yapılan arkeolojik kazılarda, Türkistan tarihine ışık tutabilecek son derece önemli bir keşif ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar, iki bin yılı aşkın bir geçmişe sahip Kanguy (Kangju) devletine ait yazılı parçalar ve çeşitli arkeolojik buluntulara ulaştı.
Bulgular, Uzbekali Janibekov Adlı Güney Kazakistan Pedagoji Üniversitesi Arkeoloji Merkezi’nin Kultebe yerleşiminde ve yakınındaki Kılışjar mezarlığında yürüttüğü bir keşif seferi sırasında ortaya çıkarıldı.
En dikkat çekici buluntu, tuğlalar üzerinde yer alan 14 yeni yazı parçası oldu. Bunlardan biri neredeyse tamamen korunmuş durumda, diğer ikisi ise önemli tarihsel ve dilsel bilgiler içeriyor.
Profesör Aleksandr Poduşkin’e göre, bu keşifler Kanguy yazıtlarının bilinen korpusunu yaklaşık 300–400 karakter ve 15 satır kadar artırıyor. Bu, yazılı eserlerin çok nadir bulunduğu bir bölge için oldukça önemli bir katkı.
Metnin bir kısmı şimdiden çözümlendi. Metinde, göçebe topraklarında bir şehrin kurulmasıyla ilgili önemli bir siyasi olaydan bahsediliyor.
Ayrıca ilk kez “çadır halkı” olarak çevrilen bir ifade tespit edildi. Araştırmacılar bunun, Kanguy devletine dahil olan göçebe kabileleri tanımlamak için kullanılmış olabileceğini düşünüyor.
Bir diğer önemli buluntu ise, önceden hazırlanmış yazıya sahip dikdörtgen bir kalıpla yapılan bir iz oldu. Bilim insanları bunun, metinlerin çoklu kopyalarını üretmek için kullanılan bir matris olabileceğini düşünüyor. Eğer bu doğrulanırsa, bu buluntu düzenli bir yazılı pratiğin—muhtemelen idari veya resmi kayıtlarla bağlantılı—varlığına işaret edecek.
Kanguy devleti yaklaşık MÖ 2. yüzyıldan MS 4. yüzyıla kadar varlığını sürdürmüş ve güney Kazakistan ile Orta Siriderya bölgesini kapsıyordu. Yeni bulgular, bunun yalnızca göçebe kabilelerin birliği değil, aynı zamanda şehir yerleşimleri, yazı sistemi, zanaat üretimi ve erken İpek Yolu halklarıyla bağlantıları olan büyük bir Türkistan’ın siyasi merkezi olduğunu gösteriyor.
Araştırmacılar, bulunan metinlerin Aram kökenli yazı sistemi kullanılarak erken Soğdca (Sogdian dili) ile yazıldığını düşünüyor.
Bu keşifler özellikle değerli, çünkü Kanguy tarihinin yalnızca Çin kroniklerine değil, bölge halkının kendi yazılı kaynaklarına dayanarak da incelenmesine imkân sağlıyor.


Yorum yazabilirsiniz