Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Özbekistan’ın kaynakları ve insan sermayesini Güney Kore’nin teknolojisi, sanayisi ve finansal imkânlarıyla birleştirmeyi hedefleyen yeni “İpek Yolu” konsepti çerçevesinde Özbek-Kore ortaklığının derinleştirilmesini destekledi.

Taşkent bu modeli sembolik bir proje olarak değil; somut yatırım, üretim ve lojistiğin temeli olarak değerlendiriyor.

Yeni güzergâhın ana sütununu ise yüksek teknolojiye dayalı iş birliği oluşturuyor.

Taraflar şimdiden yapay zekâ, dijitalleşme, sanayinin modernizasyonu, ilaç sanayisi ve kritik öneme sahip minerallerin işlenmesi alanlarında iş birliğini geliştiriyor.

Seul için sürdürülebilir hammadde tedarik zincirlerine erişim özellikle önem taşırken, Taşkent için üretimin yerelleştirilmesi ve teknoloji transferi ön plana çıkıyor.

Tarihi İpek Yolu’ndan Teknoloji Koridoruna

Güney Kore, Özbekistan’a kendi üretimi olan yüksek hızlı trenlerin tedariki için sözleşme imzalamış durumdayken; Seul ve Taşkent demiryolu altyapısı, otoyollar ve büyük ulusal projelerde gelecekteki iş birliğini görüşmeye devam ediyor.

İşte ulaşım, sanayi ve teknolojinin bu şekilde birbirine bağlanması, yeni “İpek Yolu”nun pratik anlamını şekillendiriyor.

Tarihi sembolizm de tesadüf değil. Kore tarafı, Kore ile Türkistan arasındaki temasların Tarihi İpek Yolu dönemine kadar uzandığını ve Semerkant’taki Afrasiyab duvar resimlerinde (fresklerinde) elçilerin tasvirlerinin korunduğunu defalarca hatırlattı.

Daha önce de Seul’de, Avrasya üzerinden Kore’yi Türkistan’a bağlayabilecek bir “21. Yüzyıl Demir İpek Yolu”ndan bahsediliyordu.

Bu iş birliğine yeni zemini ise Güney Kore’nin Türkistan’a özel ilk stratejisi olan “K-Silk Road” (K-İpek Yolu) veriyor.

Bu strateji; enerji, kritik mineraller, dijital teknolojiler, eğitim ve sanayi iş birliğine odaklanıyor. Özbekistan ise bu stratejide bölgenin kilit ortaklarından biri olarak görülüyor.

Uzmanlar, varılan anlaşmaların gerçek üretim ve lojistik zincirlerine dönüştürülmesi halinde Özbekistan’ın Doğu Asya teknolojilerine ve sermayesine ek erişim elde edebileceğini, Güney Kore’nin ise Türkistan’a daha güvenilir bir erişim sağlayabileceğini belirtiyor.

Bu durumda yeni “İpek Yolu” sadece diplomatik bir mecaz olmakla kalmayıp, Kore ile Avrasya’nın merkezi arasında somut bir ekonomik koridora dönüşecek.

Yorum yazabilirsiniz