Türkmenistan’ın Lebap vilayetinde yer alan “Gızılayak” tarihi ve kültürel sit alanında yürütülen arkeolojik kazılarda bilim insanları tarafından son derece dikkat çekici eserler gün yüzüne çıkarıldı.
Kazı çalışmalarının temel amacını; MS 1-4. yüzyıllarda Ceyhun (Amu Derya) nehrinin orta kesiminde yerleşik hayat süren nüfusun maddi kültürünü incelemek, Parf İmparatorluğu’nun göçebe kültürünün gelişimi üzerindeki etkilerini belirlemek ve elde edilen verileri bilimsel analizlerle değerlendirmek oluşturdu.
Gızılayak Kalesi, devasa bir höyük şeklinde günümüze kadar ulaşmış en iyi korunmuş tarihi yapılardan biri olma özelliğini taşıyor. Kale, Parf (Part) döneminde nehir boyunca ilerleyen kervanları kontrol etmek amacıyla inşa edilen büyük bir yerleşimin kalıntısıdır.
Burada yapılan kazılarda seramik kap parçaları ve sur kalıntıları ortaya çıkarıldı. Yerleşimde yaşamın yaklaşık olarak MS 1. yüzyılda başladığı ve MS 5-6. yüzyıllara kadar kesintisiz devam ettiği tespit edildi.
Yürütülen çalışmalar sırasında pişmiş tuğladan yapılmış zemin kaplamaları, bir adet bakır sikke kalıntısı, bakır bir kase, içi ve dışı sırla kaplanmış bir şamdan, dış yüzeyinde dalga motifleri bulunan büyük bir küp parçası, iki farklı formda el değirmeni kalıntısı, gövde kısmı sağlam ancak başı ve bacakları kırılmış küçük bir at figürünü içeren buluntular ile çok sayıda günlük kullanım kabı parçası gün ışığına çıkarıldı.
Çaprazlama dizilmiş çalı-çırpı/dal parçalarının arasında bulunan bir ipek kozası parçası ise bilim insanlarının özel ilgisini çekti.
Kazı alanında farklı türlerde pişmiş tuğlaların bulunması, döneminde burada görkemli ve önemli mimari yapıların yükseldiğine işaret ediyor.


Yorum yazabilirsiniz