Kırgızistan’da Hunların mirası, Kırgız halkının etnogenezi (kökeni) ve Atilla’nın dünya tarihindeki yeri masaya yatırıldı. Uluslararası bilimsel ve pratik konferans, 22–23 Ekim tarihlerinde Manas şehrinde (eski adıyla Celal-Abad) düzenlendi. Etkinliğe Kırgızistan, Almanya, Macaristan, Türkiye, Çin, Rusya, Özbekistan ve diğer ülkelerden bilim insanları ile araştırmacılar katıldı.

Buluşmanın ana konularını; Hun tarihi, Kırgız halkının etnik kökeni, Atilla’nın dünya tarihindeki yeri ve farklı devletlerin bilim insanları arasındaki geleceğe dönük iş birliği imkanları oluşturdu.

Katılımcılar özellikle göçebe devletlerin mirasına ve bunların siyasi, hukuki ile diplomatik geleneklerin gelişimi üzerindeki etkisine odaklandı.

Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlı Stratejik Araştırmalar Ulusal Enstitüsü Müdür Yardımcısı Nurlan Dardanov, Atilla’nın yalnızca üstün bir komutan olarak değil, aynı zamanda göçebe imparatorluğun yönetim sisteminin şekillenmesinde rol oynayan tarihi bir şahsiyet olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Dardanov yaptığı açıklamada, “Atilla sadece bir askeri lider değildir. O; göçebe imparatorluğunun devletleşme, kurultay, hukuk ve diplomasi kültürünün temellerini atan bir şahsiyettir” ifadelerini kullandı.

Dardanov’a göre Avrasya halklarının tarihini ve tarihi-kültürel bağlarını incelemek, milli bilincin gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Bununla birlikte, tarihi yaklaşımların bilimsel araştırmalara ve temellendirilmiş çıkarımlara dayanması gerektiğinin altı çizildi.

Konferans ayrıca araştırma deneyimlerinin paylaşılması, farklı bilimsel yaklaşımların tartışılması ve çeşitli ülkelerin akademik toplulukları arasındaki bağların güçlendirilmesi için önemli bir platform işlevi gördü.

Organizatörler, tarihi mirasın incelenmesinin milli kimliği daha derinlemesine anlamaya yardımcı olduğunu ve uluslararası bilimsel iş birliği için yeni fırsatlar sunduğunu belirttiler.

Yorum yazabilirsiniz