Dünyanın önde gelen bağımsız ekonomik araştırma kuruluşlarından Oxford Economics, bin kenti mercek altına aldığı Global Cities Index 2026 raporunu yayımladı. Kırgızistan’ın kalbi Bişkek; ekonomi, insan sermayesi, yaşam kalitesi, çevre ve kamu yönetimi dinamiklerinin harmanlandığı küresel endekste 461. sıraya yerleşerek ilk 500 metropol arasındaki yerini korudu.
Şehirlerin mevcut yapısal güçlerinin yanı sıra gelecek vizyonlarını da puanlayan araştırmada Bişkek, çelişkili ama bir o kadar da potansiyel barındıran bir tablo çiziyor. Kent; ekonomik dinamizmde 383., yaşam kalitesinde 667., çevresel sürdürülebilirlikte ise 671. sırada yer bulurken, en büyük kırılmayı 844. sıraya gerilediği kamu yönetimi alanında yaşadı. Buna karşın başkentin en parlak ve vaatkar yüzü insan sermayesi oldu: Bişkek, nitelikli genç nüfusu ve toplumsal potansiyeliyle 194. sıraya yerleşerek küresel ölçekte dikkat çekici bir başarıya imza attı.
Bölgesel Rekabet ve “Yükselen Yıldız” Taşkent
Türkistan’ın jeopolitik ve ekonomik dengeleri açısından bakıldığında Bişkek; Astana (281) ve Taşkent’in (343) ardından gelirken, Duşanbe’yi (672) geride bıraktı. Raporun bölgeye dair en dikkat çekici notlarından biri ise Özbekistan’ın başkenti Taşkent için düşüldü: Oxford Economics analistleri, yüksek büyüme ivmesi nedeniyle Taşkent’i “küresel ölçekte yakından takip edilmesi gereken yükselen kentler” arasına dahil etti.
Küresel Dengelerde Asya Rüzgârı ve 2050 Projeksiyonu
Endeksin zirvesinde New York, Londra ve Paris üçlüsü yer alırken; ilk 100 kentin 78’ine ev sahipliği yapan Batı dünyasında Avrupa kentleri yaşam kalitesiyle, Kuzey Amerika ise ekonomik gücüyle öne çıktı.
Ancak raporun asıl çarpıcı mesajı, Doğu’ya kayan eksende gizli:
Taipei (48. sıra): Yapay zekâ donanım devrimiyle tırmanışa geçti.
Kuala Lumpur (65. sıra): Veri merkezleri ve teknoloji yatırımlarıyla güç kazandı.
Shenzhen (93. sıra): Sanayi ve inovasyon gücüyle ilk kez top-100 kulübüne girdi.
Raporun 2050 projeksiyonu ise tarihi bir dönüşümü müjdeliyor: Çin ve Hindistan kentlerinin ürettiği kentsel GSYH toplamının, 2050 yılı itibarıyla tüm Avrupa kentlerinin toplam ekonomik üretimini geride bırakması bekleniyor.


Yorum yazabilirsiniz