Tüm Türkistan coğrafyasında, İlk Türk Kağanlığı’nın kuruluş öncesine tarihlenen ve ilk kök Türk topluluklarına ait olduğu kesinleşmiş tek bir mezar dahi bulunamadı. Altay Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nikolay Seryogin, yaptığı açıklamada, kök Türklerin teşekkül dönemine dair bu büyük arkeolojik gizemi ve nedenlerini değerlendirdi. Kök Türklerin siyasi bir güç olarak tarih sahnesine çıkışından önceki döneme dikkat çeken Prof. Dr. Seryogin, “O döneme ait tek bir mezara dahi sahip değiliz. Bunun sebebini tam olarak açıklamak bile zor” ifadelerini kullandı.

Cesetler Savrulmuş veya Yakılmış Olabilir

Bilim insanlarına göre bu durumun ardında arkeolojik iz bırakmayan ölü gömme gelenekleri yatıyor olabilir:Ölü Yakma (Kremasyon): Naaşların yakılarak küllerinin doğaya savrulması veya gömülmemesi.Geçici/Yapısız Defin: Kalıcı bir kurgan veya taş mimari yapılmaksızın icra edilen defin ritüelleri.

Mezar Yoksa “Taş Çitler” Var

Mezar alanlarının bulunamaması, arkeologların anma alanlarına (ritüel taş çitleri) olan ilgisini artırdı. Erken döneme ait bir dizi taş çit yapısının keşfedildiğini belirten Seryogin; bu alanların, dönemin inanç dünyasını, ayinlerini ve kültürünü anlamak adına hayati birer veri kaynağına dönüştüğünü vurguladı.Türkistan arkeolojisinde hâlen pek çok “beyaz sayfa” bulunduğunu hatırlatan uzmanlar, erken dönem Türk tarihine ışık tutacak yeni keşifler için saha çalışmalarını sürdürüyor.

 

 

 

 

 

 

Yorum yazabilirsiniz