Murgab Nehrinin sol kıyısında uzanan Tahtapazar vaha bölgesi, Kara Kum Çölü’nün sarı kumulları ile nehir vadisinin bereketli topraklarını büyüleyici bir doğal fonda buluşturuyor. Mary vilayetinin bu mütevazı köşesi, sadece nadir arkeolojik kalıntılarıyla değil, yüzyıllardır kesintisiz sürdürülen canlı inanç ve ziyaret gelenekleriyle de Güney Türkmenistan’ın adeta “manevi çekirdeği” konumunda.

Bölgenin ve ülkenin en saygın ziyaret alanlarından biri olan Sahı-Baba kutsal mekanı, resmi adıyla Sa’d bin Ebi Vakkas Türbesi, Doğu’nun efsaneleri ile İslam tarihinin ilk izlerini çölün bağrında yaşatmaya devam ediyor.

Cömert Yaşlı Efsanesi ve Ashabın İzleri

Halk arasında “Ashab” (Hz. Muhammed’in sahabesi ve anne tarafından dayısı) olarak anılan kutsal şahsiyetin adı, İslamiyet’in Doğu coğrafyasında yayılışına dair anlatılan efsanelerle kuşaktan kuşağa aktarılıyor.

Tarihsel kroniklerde kendisinin bu topraklara bizzat ayak bastığına dair kesin bir belge bulunmasa da, kolektif halk hafızası bu coğrafyayı onun adıyla özdeşleştirmiş durumda. Ziyaretgaha verilen “Sahı-Baba” (Cömert İhtiyar/Aksakal) ismi de bu köklü hürmetin ve manevi sığınmanın bir nişanesi.

Sessiz Tefekkürden Şifa Dualarına

Sahı-Baba, haftanın belirli günlerinde farklı ruh hallerine bürünen özel bir atmosfer sunuyor:

Perşembe ve Cuma Hareketliliği: Bölge halkının ve uzak coğrafyalardan gelen ziyaretçilerin akınına uğruyor; dualar ediliyor, adaklar adanıyor ve hayır yemekleri veriliyor.

Hafta İçi Sükuneti: Sessizliğe bürünen mekan, tefekkür, içsel yolculuk ve huzur arayanlar için tenha bir sığınak haline geliyor.

Vahanın Somut Olmayan Mirasıyla İç İçe

Türkmenistan’ın resmi ziyaret ve kültür rotalarında yer alan Sahı-Baba, vahanın diğer geleneksel değerleriyle de güçlü bir bağ kuruyor. Usta ellerde hayat bulan dutar zanaatı ile halılara dokunan Pendi ve Saryk boylarına özgü benzersiz desenler, bu manevi merkezle birlikte Tahtapazar’ın kimliğini oluşturan bütüncül bir mirasa dönüşüyor.

Yorum yazabilirsiniz