Taşkent’te düzenlenen Enerji Haftası kapsamında, atom enerjisinin geliştirilmesi ve nükleer güvenliğin sağlanması en önemli gündem başlıklarından biri oldu.
Üç gün süren sektör forumunda enerji şirketlerinin temsilcileri, uluslararası uzmanlar, düzenleyici kurumlar ve bilim merkezleri bir araya gelerek Özbekistan’ın ve Türkistan bölgesinin enerji geleceğini değerlendirdi.
Forumun en dikkat çekici konularından biri ise ülkenin ilk nükleer güç santralinin inşası oldu. Düzenlenen özel oturumlarda yetkililer, santral için oluşturulan yasal altyapı, uluslararası iş birlikleri ve güvenlik denetim mekanizmaları hakkında bilgi verdi.
Özbekistan Bakanlar Kurulu’na bağlı Sanayi, Radyasyon ve Nükleer Güvenlik Komitesi bünyesindeki “Radyasyon ve Nükleer Güvenlik Bilimsel-Teknik Merkezi”nin Direktörü İbrahim Taşkentbayev, merkezin en önemli görevlerinden birinin sanayi, radyasyon ve nükleer güvenlik alanlarında teknik denetim ve uzman değerlendirmeleri yapmak olduğunu belirtti.
Bugün bu denetimlerin ana odağını, yapımı devam eden nükleer enerji santrali oluşturuyor.
Taşkentbayev’e göre, International Atom Enerjisi Ajansı (AEA), dünya nükleer enerji sektörünün ilk dönemlerinden itibaren, bu alanda yeni adım atan ülkelerin güvenli şekilde nükleer teknolojiye geçiş yapabilmesi için kapsamlı standartlar ve tavsiyeler geliştirdi. Özbekistan da bu süreçte teknoloji sağlayıcı ülkenin düzenleyici sistemini uyarlama modelini benimsiyor. Mevcut projede bu teknoloji ortağı olarak Rusya öne çıkıyor.
İki ülke arasında imzalanan hükümetler arası anlaşmalar sayesinde, daha önce test edilmiş teknik standartlar ve güvenlik düzenlemeleri kullanılacak. Bu durum, deneyimli uluslararası kuruluşların projeye dâhil edilmesini kolaylaştırırken altyapı hazırlık sürecini de hızlandırıyor.
Uzmanlar, nükleer enerji alanındaki mevzuatın onlarca yıl içinde oluştuğunu ve teknolojik gelişmelere paralel olarak sürekli güncellendiğini vurguluyor. Bu nedenle Özbekistan yalnızca kendi kurumlarına değil, aynı zamanda geniş kapsamlı uluslararası iş birliklerine de büyük önem veriyor.
İlk aşamalarda Özbekistan, santral sahasının değerlendirilmesi sürecinde Rusya Federal Çevre, Teknoloji ve Nükleer Denetim Kurumu’na bağlı bilimsel merkezlerle yakın çalıştı. Ancak bugün ülkenin iş birliği ağı önemli ölçüde genişlemiş durumda.
Taşkentbayev’in açıklamasına göre Taşkent yönetimi; India, Pakistan, Türkiye, Belarus ve diğer bazı ülkelerle sanayi, radyasyon ve nükleer güvenlik alanlarında iş birliği anlaşmaları ve memorandumlar imzaladı.
Bu anlaşmalar kapsamında, teknik belgelerin incelenmesi ve santral inşaatının farklı aşamalarının denetlenmesi için uluslararası uzmanların projeye katılması planlanıyor. Ayrıca Özbek yetkililer, inşaat sürecinde Avrupa’dan bir ülkenin uzmanlarını da projeye dâhil etmeyi hedefliyor. Bunun, projeye yönelik uluslararası güveni artırması bekleniyor.
Taşkentbayev, nükleer güvenlik denetimlerinin santralin tüm yaşam döngüsü boyunca sürdüğünü ifade etti. Bu süreç; saha seçiminden lisanslandırmaya, inşaat ve işletme aşamalarından santralin onlarca yıl sonra devreden çıkarılmasına kadar devam edecek.
Yetkililere göre ilk lisanslama aşaması tamamlandı ve artık doğrudan nükleer santral yapılarının lisanslandırılmasına geçildi. Bundan sonraki süreçte denetimler hem inşaatı hem de santralin ilerideki işletme faaliyetlerini kapsayacak.
Uzmanlar, Özbekistan’ın fiilen sıfırdan kendi nükleer düzenleme sistemini kurduğunu belirtiyor. Ülke bir yandan International Atom Enerjisi Ajansı standartlarına bağlı kalırken, diğer yandan Rus teknolojik deneyimi ile Asya ve Avrupa ülkeleriyle yapılan iş birliklerinden yararlanıyor.
Projeye yönelik uluslararası ilginin artmasının bir diğer nedeni ise santralde kullanılacak teknoloji. Özbekistan, küçük modüler reaktör sınıfına giren ve Rosatom tarafından geliştirilen RITM-200N reaktörünü kullanmayı planlıyor. Bu teknoloji, daha önce Rusya’nın nükleer buz kıran filosunda kullanılan sistemler temel alınarak geliştirildi.
Proje, Türkistan’da küçük modüler reaktör teknolojisinin ilk ihracat örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Daha önce Cizzak bölgesine bağlı Fariş ilçesinde kurulacak santral sahasında ilk beton çalışmalarının başladığı açıklanmıştı.
Özbekistan yönetimi projeyi, hızla artan elektrik tüketimi, üretim açığı ve enerji kaynaklarını çeşitlendirme ihtiyacı karşısında ülkenin uzun vadeli enerji güvenliğinin stratejik bir unsuru olarak görüyor.


Yorum yazabilirsiniz